50'den fazla ülkeden yaklaşık 14.000 girişimin katıldığı fuarda, 165.000'den fazla ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Bu rakamlarla organizasyon, şimdiye kadarki en geniş çaplı VivaTech olarak öne çıkıyor.
Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da yapay zeka başrolde yer alıyor. Ancak bu kez, dikkat çeken birçok yenilik, yapay zekanın ruh sağlığı ve sağlık hizmetleriyle buluştuğu projelerden oluşuyor.
VivaTech’in Genel Direktörü François Bitouzet, “Yapay zeka artık bilim kurgu olmaktan çıkıp hayatımızın her alanına nüfuz ediyor. 13.000’in üzerinde start-up ile ziyaretçiler, bu dönüşümün iş dünyası, gündelik yaşam ve demokrasiler açısından ne anlama geldiğini keşfedecek,” sözleriyle fuarın vizyonunu özetledi.
Bitouzet ayrıca, “Teknolojinin ve yapay zekanın etkili olduğu karmaşık bir jeopolitik ortamla karşı karşıyayız. Bu dört gün boyunca bu dinamikleri değerlendireceğiz,” diyerek fuarın analitik yönüne dikkat çekti.
Girişimlerden biri olan Fransız Emobot, hastaların yüz ifadeleri ve ses tonları aracılığıyla depresyon gibi duygu durum bozukluklarını tespit eden bir yapay zeka sistemi geliştirdi. Şirketin kurucu ortağı ve teknik direktörü Antony Perzo, uygulamanın bilgisayar veya telefona kurularak gün boyunca yüz ifadelerini saniye saniye izlediğini belirtiyor.
Yalnızca yüz ifadeleri değil, hastanın ses tonları da analiz edilerek veriler birleştiriliyor. Bu bilgiler sayesinde doktorlar, belirtilerin zaman içindeki seyrini izleyebilecekleri bir panel üzerinden hastayı takip edebiliyor.
Perzo, “Psikiyatri, bozuklukları doğrudan göremediğimiz nadir alanlardan biri. Bu nedenle, ruhsal değişimleri görsel hale getirecek bir izleme aracı geliştirmeyi hedefledik. Sistemimizi ruh sağlığının ‘termometresi’ olarak düşünebilirsiniz,” diyor.
Ruh sağlığına odaklanan bir başka proje ise AMOI. Bu girişim, nörobilim ile kokuları bir araya getirerek kişinin ruh halini kısa sürede değiştirmeyi amaçlıyor.
Konsantrasyon sağlamak, sakinleşmek, enerji kazanmak ya da mutluluk hissetmek isteyen bireyler için geliştirilen “nöro-kokular”, beş dakika içinde etkisini göstermeyi vaat ediyor.
AMOI'nin kurucusu Pascale Fontaine, günümüzde her dört kişiden birinin ruhsal olarak kendini iyi hissetmediğini hatırlatarak, amaçlarının duygusal dengeyi destekleyecek erişilebilir ve hoş araçlar sunmak olduğunu ifade ediyor.