
Konut sahipliğini artırmayı, uygun fiyatlı kiralık daire sayısını yükseltmeyi ve toplu tahliyeleri önlemeyi amaçlayan girişimler, kantondaki büyüyen konut krizine farklı çözümler sunuyor.
Zürih’te boş konut oranı uzun süredir İsviçre ortalamasının altında seyrediyor. Özellikle Zürih kent merkezinde boş konut oranı yüzde 0,10 seviyesine kadar gerilemiş durumda. Artan nüfus ve yüksek talep nedeniyle hem kiralar yükseliyor hem de uygun fiyatlı konut bulmak her geçen gün zorlaşıyor.
Ev sahibi olmayı teşvik eden girişim
Oylamaya sunulan ilk teklif, Ev Sahipleri Birliği tarafından hazırlanan “Konut Sahipliği Girişimi” olacak. Girişim, kanton veya belediyelerin ortak olduğu yeni inşaat projelerinde satılık dairelerin sayısının kiralık dairelerle eşit olmasını öngörüyor. Ayrıca kamu kurumlarının bu daireleri kâr amacı gütmeden satışa sunması hedefleniyor.
Destekçiler, orta gelirli ailelerin ev sahibi olabilmesi için bunun önemli bir fırsat yaratacağını savunuyor. Muhalifler ise uygulamanın konut sıkıntısını çözmeyeceğini, yalnızca belirli bir kesime avantaj sağlayacağını ve düşük gelirli aileler için konutların yine erişilemez kalacağını belirtiyor.
Uygun fiyatlı kiralık konutlar için yeni model
İkinci girişim, Yeşiller Partisi tarafından hazırlanmış durumda. Teklif, kanton bünyesinde kamuya ait bir konut kurumu kurulmasını ve bu kurumun uygun fiyatlı konutlar inşa ederek kiraya vermesini öngörüyor.
Bu amaçla en az 500 milyon İsviçre frangı kaynak ayrılması planlanıyor. Ayrıca kooperatif tipi konut projelerinin kredi, kefalet ve arsa tahsisi yoluyla desteklenmesi hedefleniyor.
Destekçiler, piyasadaki yüksek kira baskısına karşı kamu eliyle çözüm üretilmesi gerektiğini savunurken, karşıt görüşte olanlar devletin doğrudan konut piyasasına girmesinin maliyetleri artırabileceğini ve özel sektörün daha hızlı konut üretebileceğini öne sürüyor.
Toplu tahliyeleri önlemeyi amaçlayan teklif
Üçüncü girişim ise kiracıları korumaya odaklanıyor. Kiracılar Birliği tarafından hazırlanan “Konut Koruma Girişimi”, belediyelere yıkım, kapsamlı tadilat ve dönüşüm projeleri için izin şartı getirme yetkisi verilmesini öngörüyor.
Ayrıca yeni yapılan veya yenilenen binalardaki kira artışlarının sınırlandırılması ve mevcut kiracıların toplu şekilde evlerinden çıkarılmasının önlenmesi hedefleniyor.
Girişim sahipleri son yıllarda özellikle Zürih’te çok sayıda kiracının büyük yenileme projeleri nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını belirtiyor. Muhalifler ise bu düzenlemelerin yeni konut üretimini yavaşlatacağını ve mülk sahiplerinin gerekli yatırımları ertelemesine yol açacağını savunuyor.
Hükümet ve parlamentodan karşı teklifler
Kanton hükümeti ve parlamento, sol partilerin sunduğu iki girişime karşı alternatif öneriler geliştirdi.
Bu karşı tekliflerde yeni konut inşaatlarının önündeki bürokratik engellerin azaltılması, imar değişikliklerinin kolaylaştırılması ve daha yüksek binaların yapılabilmesine imkan tanınması planlanıyor. Amaç, piyasaya daha fazla konut kazandırarak sorunu arz tarafında çözmek.
Son sözü seçmenler söyleyecek
Zürih Kantonu’nda seçmenler 14 Haziran’da yalnızca konut politikaları hakkında değil, sağlık sigortası primleri ve kanton parlamentosundaki vekalet sistemi gibi diğer önemli konular hakkında da oy kullanacak.
Ancak uzmanlara göre konut krizi son yıllarda kantonun en önemli sorunlarından biri haline geldiği için gözler özellikle bu üç girişimin sonucunda olacak. Mevcut siyasi dengeler nedeniyle girişimlerin kabul edilme ihtimali sınırlı görülürken, hükümetin sunduğu karşı tekliflerin daha fazla destek bulabileceği değerlendiriliyor.












