Uzmanlar, bu bakterinin neden bu kadar tehlikeli olduğunu anlatıyor.
USZ sözcüsü Marcel Schlatter, gencin bu bakteriyle enfekte olduğunu doğruladı ancak ölüm nedeninin doğrudan enfeksiyon olup olmadığının kesinleşmediğini belirtti. Aynı bakterinin bir başka yangın mağdurunda da görüldüğü açıklandı.
Acinetobacter baumannii, adını Amerikalı bakteriyolog Paul ve Linda Baumann’dan alıyor ve Dünya Sağlık Örgütü’nün “öncelikli bakteriyel patojenler” listesinde yer alıyor. Bu liste, tüberküloz bakterisi gibi en riskli mikroorganizmaları içeriyor.
Basel Üniversitesi Biyozentrum’dan yapısal biyoloji ve biyofizik profesörü Sebastian Hiller, bakterinin özellikle hastanelerde tehlikeli hâle geldiğini söylüyor:
Hiller’e göre yanık hastaları, kaybettikleri deri bariyeri ve zayıflayan bağışıklıkları nedeniyle enfeksiyonlara karşı son derece savunmasız. “Keim (mikrop) derin dokulara kadar ilerleyebilir. Kana karışırsa sepsis ve organ yetmezliği gelişebilir” diyor.
Yanık mağdurları, uzun hastane süreçleri, çoklu ameliyatlar ve sterilizasyon zorlukları nedeniyle enfeksiyonlara açık hâle geliyor. Hiller, genç hastanın ölümünün trajik olduğunu ancak genel olarak diğer ağır yanık hastalarının büyük bölümünün iyileşme sürecini başarıyla atlattığını vurguluyor.
Basel Üniversitesi’nden mikrobiyolog Urs Jenal, Acinetobacter baumannii’nin “uyum sağlama ustası” olduğunu belirtiyor:
Bakteri, 2000’li yılların başında Afganistan ve Irak savaşlarında geniş yaralanmaları olan askerlerde sık görülmesi nedeniyle “Irak böceği” olarak anılmaya başlamıştı.
Jenal, günümüzde mücadele için üç temel unsurun kritik olduğunu söylüyor:
“Doğayı tamamen yenemeyiz” diyen Jenal, bakterilerin sürekli evrimleştiğini ve bu nedenle tıbbi mücadelenin hiç bitmeyeceğini vurguluyor.