Pusula Swiss
Taciz, aşağılanma, görmezden gelinme: İsviçre ordusunda kadın olmak
%94'ü taciz rapor ediyor
Taciz, aşağılanma, görmezden gelinme: İsviçre ordusunda kadın olmak
İsviçre hükümeti, ordudaki kadın asker oranını önemli ölçüde artırmak istiyor. Ancak, kadınların askerlik deneyimi, bu hedefin önünde büyük engeller olduğunu gözler önüne seriyor.

Savunma Bakanlığı'nın bir araştırması, kadın askerlerin neredeyse tamamının cinsel taciz veya ayrımcılık türlerinden en az birini deneyimlediğini ortaya koyarken, altyapıdan kültüre kadar uzanan sorunlar kadınlar için günlük bir mücadele alanı yaratıyor.

St. Gallen kışlasında görev yapan bir kadın asker, yaşadığı zorlukları İsviçre medyasıyla paylaştı. Bir erkek birliğine liderlik eden genç kadın subay, işini sevmesine rağmen, ordunun erkeklere göre tasarlandığını her detayda hissediyor. Göğüs bölgesinde rahatsız edici koruyucu yelekler, bol gelen üniformalar ve ihtiyacı olmayan testis koruyucusu gibi ekipmanlar, onun gibi kadın askerlerin temel bir gerçeği göz ardı edildiğini düşündürüyor. Mermod, ayrıca emirlerinin bazı erkek askerler tarafından ciddiye alınmaması veya hafife alınması gibi bir dirençle de karşılaşıyor.

Bu deneyimler, uzmanlara göre tarihsel bir yapısal soruna işaret ediyor. Siyaset bilimci Stéphanie Monay, ordunun "erkekler için erkekler tarafından kurulduğunu" ve kadınların hâlâ eşit askerler olarak tam anlamıyla kabul görmediğini belirtiyor. Bu durum, kadın asker oranının yalnızca %1,6 gibi Avrupa'daki en düşük seviyelerden biri olmasında da kendini gösteriyor.

Sorunun en çarpıcı yanı ise yaygınlık gösteren cinsel taciz vakaları. Ordunun resmi "sıfır tolerans" politikasına rağmen, rakamlar farklı bir hikaye anlatıyor. Bir diğer kadın asker, kendisinden üst rütbeli bir komutanın tacizine uğradığını ve durumu şikayet ettiğini paylaşıyor. Ancak yapılan soruşturma sonucunda olay "cinsel taciz" olarak sınıflandırılmıyor ve şüpheli görevine devam ediyor. Kadın asker, bu durumun kendisini ihanete uğramış hissettirdiğini ve başka kadınların da benzer acıları yaşamasından korktuğunu ifade ediyor.

Değişim için bazı adımlar atılıyor. Daha fazla kadını cezbetmek amacıyla özel oryantasyon günleri düzenleniyor. Fakat bu çabalar, derindeki yapısal sorunları çözmekte yetersiz kalıyor. Politikacı Monay'ın deyimiyle, "Kadınlar orduya uyum sağlıyor, ordu kadınlara uyum sağlamıyor."

Orduda kalmayı seçen kadınlar ise değişimin ancak içeriden gelebileceğine inanıyor. "Aynı anda hem daha fazla kadın istiyoruz hem de her şeyi olduğu gibi bırakıyoruz. Bu işe yaramaz," diyen kadın askerler, umudunu genç nesillere ve onların getireceği dönüşüme bağlıyor. 

İsviçre Ordusu, kadınları çekme hedefi ile köklü erkek egemen kültürü arasında sıkışmış durumda. Vaad edilen reformların, günlük gerçekleri ne zaman ve nasıl değiştireceği ise belirsizliğini koruyor.

 

 

 

 

 

 


 



Paylaş


Diğer Haberler