İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) son analizine göre, ülkede emekli olanların sayısı, iş gücüne yeni katılanların sayısını aşmış durumda. Bu trend devam ederse, önümüzdeki 10 yıl içinde 400.000 kişilik bir açık oluşabilir.
SNB ve İsviçre İstatistik Kurumu (BFS) verilerine göre, 1980’lerden bu yana çalışabilir yaştaki nüfus artış göstermiş olsa da, bu büyüme 2020 sonrasında tersine dönmeye başladı. Özellikle "baby boomer" kuşağının emekli olmasıyla birlikte, işgücü arzı ciddi biçimde daralıyor.

En büyük risk sağlık sektöründe. Özellikle hemşirelik, yaşlı bakım hizmetleri ve genel sağlık personeli gibi alanlarda on binlerce pozisyonun boş kalma ihtimali var. Ayrıca mühendislik, BT ve teknik zanaat alanlarında da uzman açığı büyüyor. Bu durum, yalnızca sektörleri değil, ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı da tehdit ediyor.
İsviçre'de çalışan başına haftalık ortalama çalışma süresi, 1980’lerde 38 saat iken bugün 29 saate kadar düştü. Bu durum, zaten daralan işgücü piyasasında verimliliği daha da sınırlayan bir unsur haline geliyor.

Uzmanlara göre bu açığın kapanabilmesi için iki temel alanda adım atmak gerekiyor:
Uzun vadede çözüm, hem teknolojik ilerlemenin verimlilik artışıyla desteklenmesi, hem de politik kararlılıkla sürdürülebilir stratejilerin geliştirilmesinden geçiyor. Aksi halde İsviçre, yalnızca belirli sektörlerde değil, genel düzeyde kronik işgücü sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilir.