Araştırmada, 2018’de yükseköğrenimini tamamlayan kişiler, mezuniyetlerinden bir yıl sonra ve beş yıl sonra tekrar sorgulandı. Amaç, iş değiştirme nedenleri, gelir ve memnuniyet arasındaki bağlantıyı anlamaktı. Ek modül sayesinde ilk kez kadın ve erkeklerin iş değişimindeki farklılıkları da ortaya kondu.
Her iki cinsiyet için en sık dile getirilen neden yeni bir mesleki meydan okumaydı. Ancak erkeklerde bu oran yüzde 47,9, kadınlarda ise 41,7 oldu.
Daha çarpıcı fark ise kariyer motivasyonunda görüldü: Erkeklerin %35’i iş değişikliğini terfi ve yükselme amacıyla yaparken, kadınlarda bu oran yalnızca %22 olarak kaldı. Erkekler ayrıca, daha iyi bir iş teklifi almaları veya başka bir işverenin kendilerini doğrudan davet etmesi nedeniyle iş değişimini daha sık gerekçelendirdi.
Kadınlar, iş değişikliğinde ailevi nedenleri daha sık belirtiyor. Çocuk bakımı nedeniyle iş değiştiren kadınların oranı %4,6 iken, erkeklerde bu oran sadece %1,6 oldu. Genel ailevi yükümlülükler kadınlarda %3,5, erkeklerde ise %3,7 olarak kaydedildi.
İş-yaşam dengesi kadınlar için belirgin şekilde daha önemli. Aile hayatına daha fazla alan bırakma ihtiyacı kadınlarda %23,7, erkeklerde ise %19,3 oranında gerekçe olarak gösterildi. Esnek çalışma modelleri eksikliği de kadınlar için daha büyük bir sorun (kadınlar %13,7, erkekler %11,8).
Lausanne Üniversitesi’nden iş piyasası uzmanı Rafael Lalive, sonuçların şaşırtıcı olmadığını belirtiyor:
“İsviçre’de ev ve bakım işleri hâlâ eşit dağılmıyor. Kadınların daha fazla bakım işi üstlenmesi, onların iş seçimlerini kısıtlıyor. Kariyerde yükselme fırsatları bu nedenle daha sınırlı oluyor.”
Freiburg Üniversitesi’nden sosyolog Dominik Schöbi ise kadınların kariyer risklerini daha az alma eğiliminde olduklarını söylüyor:
“Kadınlar, yükselme fırsatları için risk almaya daha az istekli olabilir. Erkeklerde ise kariyer, statü sembolü olarak daha büyük önem taşıyor. Kadınlar güçlü kariyer arzusu gösterdiğinde ise bu sıklıkla eleştiri konusu oluyor.”
Kariyer platformu meinBeruf.ch’un kurucusu psikolog Martin Steppan ise iki yaklaşımı karşılaştırarak şöyle diyor:
“Erkekler maddi olarak daha çok kazanıyor ama bunu yaşam kalitesi, sosyal ilişkiler ve sağlıkta kayıplarla ödüyor. Kadınlar daha çok bakım işi üstleniyor, bu da daha düşük toplam gelire yol açıyor, ancak yaşam kalitesine daha çok önem veriyorlar.”
Araştırma, eğitim seviyesinin de iş değişim sıklığını etkilediğini gösteriyor.