SP ve Yeşiller tarafından desteklenen girişim, mevcut iklim politikalarının 2050 için belirlenen net sıfır emisyon hedefine ulaşmakta yetersiz kaldığını savunuyor. Bu nedenle ülkenin uzun vadeli ve güvenli bir finansman mekanizmasına ihtiyacı olduğu belirtiliyor.
Girişimin komitesi Bern’de düzenlediği basın toplantısıyla “Evet” kampanyasını resmen başlattı. Girişime göre, iklim fonu olmadan İsviçre’nin enerji dönüşümünü, binaların yenilenmesini, ulaşımın modernleşmesini ve fosil yakıtlardan çıkışı zamanında gerçekleştirmesi mümkün değil.
Girişim kabul edilirse:
Federal Hükümet’in hesaplamalarına göre, iklim değişikliğinin İsviçre’ye verdiği zarar bugün yılda yaklaşık 1 milyar frank. 2060’a kadar bu rakamın 34 milyar franka çıkabileceği öngörülüyor. Alp coğrafyası nedeniyle İsviçre’nin iklim krizinden özellikle etkilendiği vurgulanıyor.
Yeşiller Partisi Başkanı Lisa Mazzone, fonun 2023’te kabul edilen İklim Koruma Yasası’nın doğal devamı olduğunu söyledi: “2050 net sıfır hedefi halk tarafından onaylandı. Bu fon, o iradenin uygulanmasıdır.”
Mazzone, fonun aynı anda hem iklimi koruyacağını, hem yaşam kalitesini artıracağını hem de yeni ekonomik fırsatlar yaratacağını belirterek bunu “kazan-kazan durumu” olarak tanımladı. Fonun, Gotthard Tüneli veya büyük baraj projeleri gibi nesiller boyu sürecek bir altyapı yatırımı olduğunu söyledi.
İsviçre Sendikalar Birliği Başkan Yardımcısı Vania Alleva, açık havada çalışan işçilerin iklim krizinden doğrudan etkilendiğini belirterek girişimi desteklediklerini açıkladı. “Bu insanları korumanın en etkili yolu, iklim ısınmasını yavaşlatmaktır.”
SP Eş Başkanı Cédric Wermuth, fosil yakıtlardan hızlı çıkışın yalnızca iklim açısından değil, ülkenin güvenliği ve bağımsızlığı açısından da zorunlu olduğunu söyledi: “Fosil enerjiye bağımlı olan ülkeler, jeopolitik oyunların kolay hedefi olur.”
ETH iklim bilimcisi Anthony Patt ise, dünya genelinde net sıfır hedefine ulaşmak için küresel ekonominin %2–4’ü kadar yatırım gerektiğini, zengin ülkelerin bu yükü daha fazla üstlenmesi gerektiğini belirtti. Yeni teknolojilere yatırımın çoğu zaman bilgi eksikliği, maliyet algısı ve altyapı yetersizliği nedeniyle ertelendiğini söyledi.