Buna rağmen, daha fazla konut yaratmaya yönelik birçok yapısal çözüm kamuoyunda destek bulmuyor. Katılımcıların yarısı, altı katın üzerinde binaların inşa edilmesine karşı çıkıyor. Yalnızca yüzde 45’lik bir kesim, daha yüksek binaların konut sorununa katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Ankete göre halk, yoğun yapılaşmaya da sıcak bakmıyor. Yüzde 68, daha az yeşil alan ve daha dar mesafelerle yapılacak bir kent içi sıkılaştırmayı reddediyor. Tarım veya yeşil alanların yeni imar bölgelerine dönüştürülmesi ise katılımcıların yaklaşık üçte ikisi tarafından kabul edilmiyor.
Comparis uzmanı Harry Büsser, sonuçların çelişkili bir tabloya işaret ettiğini belirtiyor. Büsser’e göre toplum daha fazla konut talep ederken, bu talebi karşılayacak inşaat adımlarına karşı çıkılması önemli bir tutarsızlık yaratıyor.
Araştırma, özellikle genç yetişkinlerin ve şehirde yaşayanların konut sıkıntısını en yoğun hisseden gruplar olduğunu gösteriyor. 18–35 yaş arası katılımcıların yüzde 65’i ve kent sakinlerinin yüzde 66’sı konut bulmakta zorlandığını ifade ediyor. Bu iki grup, aynı zamanda yapısal çözümlere en açık kesim olarak öne çıkıyor. Gençlerin yüzde 52’si ve şehirde yaşayanların yüzde 54’ü daha yüksek binalara onay verirken, bu oran aglomerasyon bölgelerinde yalnızca yüzde 39’a düşüyor.
Anket, Kasım 2025’te ülke genelinde gerçekleştirildi ve İsviçre’de konut politikasına yönelik tartışmaların toplumda ne kadar farklı görüşlerle karşılandığını bir kez daha ortaya koydu.