Bu kapsamda hazırlanan yasa değişiklikleri 14 Haziran’da halk oylamasına sunulacak. Özellikle sol partiler ve bazı sivil toplum kuruluşları bu düzenlemelere karşı çıkarak referandum sürecini başlattı.
Yetkililere göre mevcut sistemde askerlik ile sivil hizmet arasında fiili bir “seçim özgürlüğü” oluşmuş durumda. Bu nedenle birçok genç erkek, askerlik sırasında veya sonrasında sivil hizmete geçiş yapıyor.
Yeni düzenlemelerin en önemli hedefi, özellikle askerlik sürecinin ilerleyen aşamalarında yapılan geçişleri zorlaştırmak.
Önerilen düzenlemelerin en dikkat çekici maddesi, sivil hizmet süresiyle ilgili. Buna göre, askerlikten sivil hizmete geçen herkes en az 150 gün hizmet yapmak zorunda olacak.
Bu kural, özellikle geç dönemde geçiş yapanlar için ciddi bir yük anlamına geliyor. Çünkü mevcut sistemde kalan askerlik süresine göre hesaplama yapılırken, yeni düzenlemede minimum süre sabit olacak.
Yeni düzenlemeyle birlikte, subay ve astsubayların sahip olduğu avantaj da kaldırılacak. Mevcut sistemde bu gruplar daha az ek hizmet yaparken, yeni kurallarla herkes için aynı hesaplama geçerli olacak.
Bugün bazı kişiler, askerlik yükümlülüğünü tamamladıktan sonra sivil hizmete geçerek zorunlu atış (silah kullanma) yükümlülüğünden kaçabiliyor. Yeni düzenleme bu yolu kapatmayı hedefliyor.
Sivil hizmette doktorlara sağlanan mesleki görev imkanları da kaldırılacak. Yetkililer, orduda doktor eksikliği yaşandığını ve bu nedenle bu avantajın sona erdirilmesi gerektiğini savunuyor.
Yeni sistemle birlikte sivil hizmet yapanların da askerler gibi her yıl düzenli hizmet yapması gerekecek. Ayrıca uzun süreli hizmetlerin daha kısa sürede tamamlanması zorunlu olacak.
Hükümet, bu değişikliklerle ordudan sivil hizmete geçişlerin azalacağını düşünüyor. Ancak karşıt görüşte olanlar, bu düzenlemelerin sistemi sadece zorlaştıracağını ve insanların farklı yollarla askerlikten kaçınmaya devam edeceğini savunuyor.
Oylamanın sonucu, İsviçre’de askerlik ve sivil hizmet sistemi açısından belirleyici olacak.