Pusula Swiss
İsviçre’de trafik yoğunluğu artık hafta sonu da devam ediyor
Tatil ve gezi trafiği yolları kilitliyor
İsviçre’de trafik yoğunluğu artık hafta sonu da devam ediyor
İsviçre’de trafik sıkışıklığı artık yalnızca işe gidiş geliş saatleriyle sınırlı değil. Hafta sonları, tatil dönemleri ve günübirlik geziler de yolları kilitleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.

Özellikle boş zaman ve turizm kaynaklı trafik, ülkedeki ulaşım yoğunluğunun en büyük sürükleyicilerinden biri haline gelmiş durumda.

Federal Karayolları Dairesi’nin (Astra) verilerine göre, 2024 yılında İsviçre ulusal yol ağında yaklaşık 55 bin 600 saatlik trafik sıkışıklığı kaydedildi. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 8 bin saatlik artış anlamına geliyor.

Benzer bir tablo demiryolu ulaşımında da görülüyor. Zürih ve Basel gibi büyük şehirlerde, özellikle yoğun saatlerde toplu taşıma araçları kapasite sınırlarına ulaşıyor. Ancak uzmanlara göre bu “yoğunluk stresi”nin temel nedeni yalnızca işe gidiş geliş trafiği değil.

“Boş Zaman Trafiği En Büyük Etken”

Ulaşım uzmanı Tobias Arnold, SRF’de yayınlanan Club programında yaptığı değerlendirmede, günümüzde trafiğin en önemli nedeninin boş zaman ve turizm hareketliliği olduğunu vurguluyor. Arnold’un da içinde yer aldığı Interface Politikstudien adlı araştırma kuruluşu, bu alanda federal hükümet için çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Arnold’a göre boş zaman hareketliliği toplumda özgürlük ve yaşam kalitesiyle özdeşleştiriliyor:
“İnsanlar hareketli olmak istiyor. Herkes bireysel özgürlüklerini yaşamak istiyor.”

Veriler de bu görüşü destekliyor. Federal Mekânsal Gelişim Dairesi’ne (ARE) göre, toplam trafiğin yüzde 52’si boş zaman ve turizm kaynaklı. Bunun yüzde 25’i yerli ve yabancı turistlerin seyahatlerinden, yüzde 27’si ise İsviçre’de yaşayan nüfusun günlük boş zaman aktivitelerinden oluşuyor.

Yasaklar Gerçekçi mi?

Arnold, boş zaman hareketliliğini doğrudan sınırlamanın gerçekçi olmadığını savunuyor. “İnsanlara evde kalmalarını söyleyemezsiniz” diyen Arnold, bunun yerine daha akıllı ve yönlendirici çözümler geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Turizm sektöründe, insanların hedeflerine daha verimli şekilde ulaşmasını sağlayacak doğrudan toplu taşıma bağlantıları gibi modeller üzerinde çalışıldığını aktarıyor.

Siyasette Görüş Ayrılıkları

FDP Ständerat üyesi Thierry Burkart, boş zaman hareketliliğinin sınırlandırılmasına net bir şekilde karşı çıkıyor. Burkart’a göre insanların daha uzun yaşaması ve daha hareketli olması doğal bir gelişme:
“Bu bir ayrıcalıksa, herkesin yararlanabilmesi gerekir.”

Buna karşın Basel-Stadt kanton hükümetinden Yeşil Liberal Parti (GLP) üyesi Esther Keller, çözümü Mobility Pricing ve Road Pricing modellerinde görüyor. Keller, yoğun zamanlarda ulaşımın daha pahalı hale getirilmesinin talebi dengeleyebileceğini savunuyor:
“Böylece herkesin aynı anda yola çıkmadığını görürdük.”

Zürih SP Ulusal Meclis Üyesi Min Li Marti de benzer bir görüşü paylaşıyor. Zürih ve Basel-Stadt’ın bu tür uygulamalar için pilot bölge olmaya hazır olduğunu belirten Marti, sosyal açıdan dengeli modellerin mümkün olduğunu vurguluyor.

“Zenginler İçin Serbest Yol”

SVP’li Ulusal Meclis Üyesi Mauro Tuena ise bu yaklaşımlara sert eleştiriler yöneltiyor. Mobility ve Road Pricing uygulamalarının fiilen “zenginler için serbest yol” anlamına geleceğini savunan Tuena, parası olanların her koşulda araç kullanabileceğini, kısıtlamaların ise toplumsal eşitsizlik yaratacağını dile getiriyor.



Paylaş


Diğer Haberler