İsviçre Sendikalar Birliği’nin (SGB) öncülüğünde gerçekleştirilen gösterilerde, "Geri dönüş yok – Daha fazla eşitlik için birlikte" sloganı öne çıktı.
Ülke genelinde 25'ten fazla şehir ve kasabada düzenlenen eylemlerde, katılımcılar kadına yönelik şiddet, feminizid, ücret eşitsizliği, cinsel taciz ve LGBTİQ+ hakları gibi konularda taleplerini dile getirdi.
Zürih’te yaklaşık 10.000 kişi, sıcağa rağmen gösterilere katıldı. Katılımcılar, “Ich wär au lieber i de Badi” (Ben de şimdi havuzda olmayı tercih ederdim) gibi mizahi dövizlerle dikkat çekerken, gösterinin ciddi mesajı ise netti: Patriyarkaya hayır, eşitliğe evet. Göstericiler Rudolf-Brun-Brücke'den Helvetiaplatz'a kadar yürüdü.
Bern’de ise 35.000 kişi sokaklara çıktı. “United in Resistance – Vereint im Widerstand” (Direnişte Birleşiyoruz) sloganıyla düzenlenen yürüyüş, Schützenmatte’den başlayıp Federal Parlamento Binası’nın (Bundeshaus) önünde sona erdi. Etkinlikte, kadınlar ve queer bireyler için dünya çapında yaşanan cinsiyet temelli şiddet anısına sessizlik anı da gerçekleştirildi.

Basel, Cenevre, Lozan, St. Gallen, Luzern ve Bellinzona gibi şehirlerde de kitlesel katılım dikkat çekti. Özellikle Basel’de “Gewalt benennen, Wut bündeln, im Widerstand verbünden” (Şiddeti adlandır, öfkeyi birleştir, direnişte buluş) teması öne çıktı.
Gösterilerde dile getirilen temel talepler arasında şunlar vardı:
Luzern'de yapılan etkinlikte konuşan şehir konseyi üyeleri Korintha Bärtsch (Yeşiller) ve Melanie Setz (SP), kadınların siyasette hâlâ yeterince temsil edilmediğine dikkat çekti. Bärtsch, mevcut kazanımların “sadece patriyarkaya çizikler attığını” ifade ederken, Setz kadınları daha fazla siyasete katılmaya davet etti.
İsviçre Sendikalar Birliği, grev öncesi yaptığı çağrıda, işverenlerin ve siyasetçilerin artık somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, kadınların ağırlıklı olduğu mesleklerde daha düşük ücret verildiği ve her iki kadından birinin iş yerinde cinsel tacize uğradığı belirtildi.