Uzmanlar, ruhsal sorunlar, depresif belirtiler, kaygı bozuklukları ve fiziksel şikâyetlerdeki artışın dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtirken, verilerin değerlendirilmesinde temkinli olunması gerektiğine de dikkat çekiyor.
BAG'ın desteklediği Kidshealth raporuna göre genç kızlar ve genç kadınlar, erkek yaşıtlarına kıyasla ruhsal sorunları daha sık bildiriyor.
Özellikle depresif belirtiler, kaygı bozuklukları ve intihar girişimleri nedeniyle hastaneye başvuran genç kızların sayısında son yıllarda belirgin bir yükseliş gözleniyor.
Verilere göre 2017 ile 2024 yılları arasında psikiyatrik nedenlerle hastaneye yatırılan 18 yaş altı kızların sayısı yüzde 41 arttı. Aynı dönemde erkek çocuklar ve genç erkeklerdeki artış ise yüzde 5,9 seviyesinde kaldı.
Uzmanlar bu farkın oldukça dikkat çekici olduğunu vurguluyor.
Raporda yalnızca ruhsal sağlık sorunlarının değil, fiziksel şikâyetlerin de arttığı belirtiliyor.
Genç kızlar erkeklere göre daha sık:
Uzmanlar, psikolojik baskıların zaman zaman fiziksel belirtiler şeklinde de ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.
Zurich University of Applied Sciences bünyesinde görev yapan klinik psikolog Filomena Sabatella, kız çocuklarının stres ve psikolojik yükleri ifade etme konusunda erkeklere göre daha açık davranabildiğini belirtiyor.
Bu nedenle rapordaki farkın bir bölümünün, belirtilerin kızlarda daha görünür olmasından kaynaklanabileceğini ifade ediyor.
Ancak Sabatella, günlük çalışmalarında elde ettiği gözlemlerin de rapordaki genel eğilimi doğruladığını söylüyor.
Uzmanlara göre gençlerin yaşadığı ruhsal sorunların tek bir nedeni bulunmuyor.
Genç kızlar terapi süreçlerinde en sık:
Rapora göre özellikle Covid-19 salgını sonrasında okul kaynaklı stres hissi belirgin şekilde arttı.
Araştırmalar, 11 ile 15 yaş arasındaki gençlerin okul nedeniyle yaşadığı stres seviyesinin son yıllarda yükseldiğini gösteriyor. Bu artış genç kızlarda daha belirgin olarak görülüyor.
Uzmanlar, sosyal medya kullanımının da ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.
Filomena Sabatella'ya göre dijital platformlarda sürekli olarak idealize edilmiş yaşam tarzları, kusursuz beden algıları ve başarı hikâyeleriyle karşılaşan gençler, kendilerini başkalarıyla daha sık kıyaslıyor.
Bu durum özellikle yoğun sosyal medya kullanan gençlerde özgüven sorunlarına ve psikolojik baskılara yol açabiliyor.
Uzmanlar, gençlere yönelik destek programlarının cinsiyet farklılıklarını dikkate alarak hazırlanması gerektiğini savunuyor.
Özellikle genç kızların yaşadığı sorunların daha iyi anlaşılması ve önleyici çalışmaların buna göre planlanması gerektiği belirtiliyor.
Bununla birlikte uzmanlar, yalnızca kız çocuklarının değil, tüm gençlerin artan performans baskısından etkilendiğini vurguluyor.
Son yıllarda okul ve mesleki eğitim süreçlerinde başarı beklentilerinin yükselmesi nedeniyle birçok gencin yoğun psikolojik baskı altında olduğu ifade ediliyor.
Rapor ayrıca psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle malulen emekli olan gençlerin sayısındaki artışın da bu sorunun ciddiyetini ortaya koyduğunu belirtiyor.