Haziran ayında tamamlanan rapor, “uluslararası ilişkilerde risk oluşturabileceği” ve “Federal Konsey’in özgür iradesini korumak gerektiği” gerekçesiyle gizli tutuluyor.
İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis’in talimatıyla hazırlanan rapor, Filistin’in olası devlet olarak tanınmasının hukuki boyutlarını inceliyor. Ancak belge, 10 Haziran’dan bu yana gizli tutuluyor. Bakanlık, raporun açıklanmasının İsviçre’nin dış ilişkilerini zedeleyebileceğini ve Federal Konsey’in karar alma sürecini baskı altına sokabileceğini savunuyor.
Eleştiriler ise bu gerekçelerin gerçekte ABD Başkanı Donald Trump’ı kızdırmama kaygısından kaynaklandığını öne sürüyor. Trump, geçtiğimiz haftalarda Kanada’nın Filistin’i tanıması durumunda iki ülke arasındaki ticaret anlaşmasının zora gireceğini söylemişti.
Bugüne kadar yaklaşık 150 ülke Filistin’i devlet olarak tanıdı. Son olarak Portekiz, İngiltere ve Fransa da tanıma sürecine gireceklerini duyurdu. İsviçre ise resmi olarak tarafsız kalmayı tercih ediyor. Federal Konsey, bugüne kadar yalnızca her iki tarafın saldırılarını kınamakla yetindi.
Ancak EDA içindeki diplomatik değerlendirmelerde, İsviçre’nin belirli şartların oluşması halinde Filistin’i tanıyabileceği belirtiliyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika EDA Bölüm Başkanı Monika Schmutz Kirgöz, Temmuz ayında Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmada, tanımanın yalnızca “kalıcı barışa götüren iki devletli çözüm perspektifi içinde” mümkün olabileceğini vurgulamıştı.
İsviçre Parlamentosu’nun küçük meclisi olan Ständerat, geçtiğimiz haftalarda Cenevre Kantonunun “Filistin’i devlet olarak tanıma” girişimini 27’ye karşı 17 oyla reddetmişti. Bununla birlikte, Filistin’in resmi olarak tanınması kararının yalnızca Federal Konsey’in yetkisinde olduğu biliniyor.