Pusula Swiss
İsviçre “Barış Konseyi”ne katılırsa Donald Trump’ın kuklasına dönüşebilir
Calmy-Rey’den sert uyarı
İsviçre “Barış Konseyi”ne katılırsa Donald Trump’ın kuklasına dönüşebilir
Eski dışişleri bakanı Micheline Calmy-Rey, ABD Başkanı Donald Trump’ın önerdiği “Barış Konseyi”ne İsviçre’nin katılma ihtimaline sert tepki gösterdi.

Calmy‑Rey, İsviçre’nin bu girişime derhal ret yanıtı vermesi gerektiğini söyledi ve Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) Federal Konsey’in tutumunu eleştirdi.

Trump, WEF’te yaptığı konuşmada İsviçre’yi ve Maliye Bakanı Karin Keller‑Sutter’i alenen küçümsemişti. Ardından yapılan görüşmede Federal Konsey heyetinin bu konuyu gündeme getirmemesi kamuoyunda tartışma yarattı. Calmy‑Rey ise bu noktada Federal Konsey’i savunarak, “Sözlü hakaretler önemli değil. En güçlü ülkenin lideriyle gereksiz bir çatışma çıkararak İsviçre’nin çıkarları korunmaz” dedi.

Ancak eleştirileri bununla sınırlı kalmadı. Calmy‑Rey’e göre Federal Konsey, Trump’ın Grönland’a yönelik uluslararası hukuka aykırı taleplerine karşı açık bir duruş sergilemeliydi. İsviçre’nin sessiz kalmasının nedeni olarak, ABD ile devam eden gümrük anlaşması müzakerelerinin zarar görmesinden duyulan endişeyi gösterdi. “Bu, tarafsızlıkla ilgili değil. Tarafsızlık uluslararası hukuka saygı üzerine kuruludur” diyerek hükümetin daha net bir çizgi izlemesi gerektiğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı (EDA) bu hafta Grönland’ın uluslararası hukuka göre Danimarka’ya ait olduğunu ve geniş bir özerkliğe sahip bulunduğunu açıklamıştı. Bu açıklama Calmy‑Rey’e göre yetersiz kalırken, SVP ise tam tersine bunun tarafsızlığa aykırı olduğunu savundu.

Calmy‑Rey, Trump’ın önerdiği “Barış Konseyi”ne ilişkin belgelerin bile İsviçre’nin bu yapıya katılmaması gerektiğini açıkça gösterdiğini belirtti. “Trump kendini dünyanın şerifi olarak görüyor. İsviçre böyle bir yapıya katılırsa, onun elinde bir kuklaya dönüşür” ifadelerini kullandı. Parlamentoda da farklı partilerden birçok isim, bu girişime katılmaya karşı çıkıyor.



Paylaş


Diğer Haberler