Bunun yanında çok sayıda kanton ve belediyede de yerel seçimler yapılacak.
Oylamaya sunulacak en dikkat çekici konulardan biri, sağ muhafazakâr siyasi çevrelerin hazırladığı “10 milyonluk İsviçre olmasın” girişimi.
Teklife göre İsviçre’nin nüfusu 2050’den önce 10 milyonu geçemeyecek. Nüfus 9,5 milyona ulaştığında hükümetin, nüfus artışına yol açan uluslararası anlaşmalarda koruyucu önlemler istemesi gerekecek.
Eğer bu önlemler yeterli olmazsa, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yaptığı serbest dolaşım anlaşmasının iptali gündeme gelebilecek.
Girişimi destekleyenler, artan nüfusun konut, ulaşım ve altyapı üzerinde baskı oluşturduğunu savunuyor. Karşı çıkanlar ise ekonominin zarar göreceğini ve iş gücü sıkıntısının büyüyeceğini düşünüyor.
Sandıktaki ikinci konu ise sivil hizmet yasasındaki değişiklikler olacak.
Parlamentodaki sağ partiler, ordudan sivil hizmete geçenlerin sayısının fazla olduğunu savunarak geçişi zorlaştıran altı yeni düzenleme hazırladı.
Yeni düzenleme kabul edilirse:
Genç çevreci gruplar ve sivil toplum kuruluşları ise bu değişikliğin gereksiz olduğunu savunuyor. Muhaliflere göre yasa değişikliği orduyu güçlendirmeyecek, sadece sivil hizmet sistemini zayıflatacak.
14 Haziran’da toplam 16 kantonda ek halk oylamaları yapılacak.
Öne çıkan bazı başlıklar şöyle:
Ayrıca:
Belediyelerde ise özellikle Bern ve Zürich kentlerinde ulaşım ve şehir planlaması projeleri halkın oyuna sunulacak.
İsviçre’de yılda birkaç kez yapılan halk oylamaları, ülkenin doğrudan demokrasi sisteminin temel unsurlarından biri olarak görülüyor. 14 Haziran’daki oylamalar da özellikle göç, savunma ve sosyal hizmetler konularında halkın yönelimini göstermesi açısından büyük önem taşıyor.