İsviçre’de aşırı borçlu bireyler için öngörülen yeni yeniden yapılandırma ve iflas düzenlemesi, parlamentodaki ilk önemli eşiği geçti. Ulusal Konsey, borçlulara kontrollü bir yeniden başlangıç imkânı tanımayı amaçlayan yasa tasarısını genel oylamada 121’e karşı 71 oyla kabul etti. Üç milletvekili çekimser kaldı. Tasarı şimdi Eyaletler Konseyi’nin (Ständerat) onayına sunulacak.
Federal Hükümet, özellikle ailevi sorunlar, boşanma, nafaka yükümlülükleri, vergi borçları ve maaş hacizleri nedeniyle geçim sınırında yaşamaya mahkûm olan kişilerin içinde bulunduğu borç döngüsünü kırmayı hedefliyor.
Adalet Bakanı Beat Jans (SP), borçluların çaresizliğine dikkat çekerek mevcut sistemin yetersiz kaldığını vurguladı. Jans’a göre, borç danışma merkezlerine başvuran her on kişiden dokuzu, hukuki imkânların sınırlılığı nedeniyle geri çevriliyor. Yeni düzenleme, bu çıkmazı aşmayı amaçlıyor.
Ancak reform parlamentoda tartışmalara yol açtı. Merkez Parti Başkanı Philipp Matthias Bregy (Mitte), herkesin mağdur olmadığını savunarak, aşırı tüketim nedeniyle borçlanan kişilere karşı temkinli olunması gerektiğini söyledi.
SVP’li Barbara Steinemann ise borçların çoğu zaman araç leasingi, lüks yaşam tarzı, kontrolsüz alışveriş, kumar veya hatalı yatırımlar nedeniyle oluştuğunu belirtti. Steinemann’a göre, borç yapmanın ödüllendirilmesi yanlış bir mesaj verir ve İsviçre’nin sosyal devleti bu kişileri zaten koruyor.
Federal Konsey ise bu eleştirilere kısmen katılsa da, yeni düzenlemenin bilinçli ve sorumsuz borçlanmayı kapsamadığını vurguladı. Yetkililere göre, bu tür borçluların yeni süreçten yararlanma ihtimali oldukça düşük.
Tasarıya ilişkin “görüşülmemesi” yönündeki öneri, 125’e karşı 66 oyla reddedildi. SVP bu aşamada yalnız kalırken, diğer tüm partiler düzenlemenin görüşülmesinden yana oy kullandı. SP’li Ulusal Konsey üyesi Ueli Schmezer, reformu “insanlara yeni bir başlangıç fırsatı” olarak tanımladı.
Yeni düzenlemede en çok tartışılan başlıklardan biri, borçluların gelirlerinin ne kadar süreyle haczedileceği oldu. Ulusal Konsey, üç yıllık bir gelir aktarım süresi üzerinde uzlaştı. Ancak mahkemeler, borçlunun uzun süredir ödeme gücünü kaybetmiş olması hâlinde bu süreyi dört yıla kadar uzatabilecek. Beş yıllık süre önerisi ise reddedildi.
Ayrıca borçlunun daha sonra elde edeceği miras gibi olağanüstü gelirlerin, zaman sınırlaması olmaksızın iflas masasına dâhil edilmesine karar verildi. Federal Konsey’in önerdiği beş yıllık zaman sınırı kabul edilmedi.