Ancak sağ partiler, özellikle borçların tamamen silinmesine olanak tanıyan ikinci yönteme karşı çıkıyor.
Ağır borç yükü altındaki bireyler için umut ışığı doğuyor. İsviçre Federal Hükümeti’nin sunduğu tasarıya göre, düzenli gelir sahibi borçlular alacaklılarla anlaşma yoluna gidebilecek. Bu anlaşma sayesinde borçlunun ödeme gücüne uygun bir miktar belirlenerek, çoğunluğun onayıyla borcun bir kısmı silinebilecek. Bu yöntem, parlamentoda geniş bir destek bulmuş durumda.
Ancak tartışma yaratan ikinci yöntemde, hiç geliri olmayan ve ‘umutsuz borçlu’ kabul edilen bireyler üç yıl boyunca ödeyebildikleri kadar ödeme yapacak; ardından ise kalan borçları tamamen silinecek. Bu yöntem, toplumsal dayanışmayı savunanlarca desteklense de, SVP (İsviçre Halk Partisi), FDP (Hür Demokratlar) ve Merkez Parti tarafından eleştiriliyor.
SVP’den Barbara Steinemann, borçların silinmesinin sonuçta kamuya ve şirketlere yük getireceğini, ürün fiyatlarının artabileceğini ve sağlık sigortası borçlarının da benzer risk taşıdığını savundu.
Muhalefet, bu yöntemin sadece bir kez uygulanmasını ve üç yıl yerine beş yıl boyunca ödeme yapılmasını şart koşuyor.
Öte yandan İsviçre Borç Danışmanlığı Derneği, üç yıllık sürenin borçlular için daha gerçekçi olduğunu, beş yıl sürecek bir programın ise yarıda bırakılma ihtimalinin daha yüksek olduğunu vurguluyor.
Kararın sonbahar oturumunda verilmesi bekleniyor. İlk işaretler, parlamentonun daha katı koşulları tercih edeceği yönünde. Bu da, borç içinde kıvranan binlerce kişi için yasal borç silme imkanının daha zor ulaşılır hale gelmesi anlamına gelebilir.