Rapora göre, en etkili iyileştirme şu üç adımla sağlanabilir:
Bu önlemler özellikle düşük gelirli, yarı zamanlı (part-time) ve birden fazla işte çalışan kişiler için daha adil bir emeklilik sistemi sağlayabilir.
Bugün bir kişi yalnızca ana işinden kazandığı gelir için zorunlu olarak 2. sütun sistemine dahil ediliyor.
Ek gelir getiren yan işler ise çoğunlukla isteğe bağlı olarak sigortalanabiliyor.
Bu durum, toplam geliri yüksek olsa bile birden fazla işte çalışan kişilerin emeklilikte daha az birikim yapmasına yol açıyor.
Emeklilik sandıkları (Pensionskassen) düşük gelirli çalışanlara özel çözümler sunabiliyor — örneğin daha düşük bir koordinasyon kesintisi uygulayarak veya yasal sınırın altındaki gelirleri de sigortalayarak. Ancak bu uygulamalar isteğe bağlı ve kuruma göre değişiyor.
Federal Hükümet’in değerlendirmesine göre:
en etkili çözüm olur.
Bu sayede daha fazla kişi sigorta kapsamına girer ve emeklilik maaşına esas alınan gelirleri yükselir.
Ancak rapor, bu genişletmenin finansal riskleri de beraberinde getireceğini belirtiyor.
Şu anda zaten tartışmalı olan asgari dönüşüm oranı (Umwandlungssatz) düşürülmezse, sistemin mali dengesi daha da bozulabilir.
Bu oran, emeklilik birikiminin ne kadarının yıllık maaşa dönüştürüleceğini belirliyor — oran yüksek kaldıkça sistemin fon açığı büyüyor ve genç çalışanların gelecekteki emekli maaşları düşüyor.
Hükümetin değerlendirdiği diğer modeller ise ya çok karmaşık ya da yüksek maliyetli bulundu.
Giriş eşiği ve koordinasyon kesintisini sabit tutan seçenekler, emeklilik sisteminde ancak küçük iyileştirmeler sağlarken, işverenler için büyük ek masraflar ve bürokratik yük yaratabilir.
Federal Hükümet’in raporu, İsviçre’de çok işte çalışan kişilerin emeklilikte dezavantajlı konumda olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bu eşitsizliğin giderilmesi için emeklilik sisteminin yapısal olarak sadeleştirilmesi ve kapsayıcılığının artırılması öneriliyor.
Ancak bu adımların finansal etkileri dikkatle değerlendirilmeli — zira sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği hâlâ kırılgan.