Savcılık, bir eski başhekim yardımcısını kasten öldürme, dönemin sorumlu başhekimini ise taksirle öldürme suçlamasıyla mahkemeye çıkardı.
Genç hasta, Kasım 2020’de davranışsal sorunları nedeniyle Königsfelden Kliniği’ne kendi isteğiyle başvurdu. Ancak iki hafta sonra, otizmle ilişkili zorlayıcı davranışlar ve kendine zarar verme riski gerekçe gösterilerek zorunlu tıbbi yatış kararı alındı. Bu süreçte hem kendisine hem çevresine yönelik agresif davranışlar sergilemesi üzerine izolasyon odasına alındı.
İzolasyonun ilk günlerinde durumu kontrol altındaydı. Ancak haftalar geçtikçe davranışları ağırlaştı. 23 Aralık’tan itibaren personel, gencin dakikalar içinde defalarca kendini geriye doğru yere bıraktığını kaydetti. Bu davranış, günler boyunca devam etti.

Humanrights adlı sivil toplum kuruluşu, aileye destek vererek olayın aydınlatılması için çalışıyor. Kuruluş, genç hastanın 30 gün boyunca izolasyon odasında tutulmasını, çocuk ve genç psikiyatrisi raporlarında açıkça “yüksek hareket ihtiyacı ve düzenli yürüyüş gereksinimi” belirtilmesine rağmen uygulanmış bir yöntem olarak eleştiriyor.
Kuruluşun açıklamasına göre:
İzolasyonun 30. gününde bir hemşire, genci odasında bilinçsiz halde buldu. Helikopterle Zürih Üniversite Hastanesi’ne kaldırılan genç, burada çoklu kafa travması nedeniyle hayatını kaybetti. Travmaların, haftalar boyunca tekrarlanan düşmelerden kaynaklandığı belirlendi.
Davanın merkezinde şu soru var:
Klinik çalışanları, hastanın ölümünü önleyebilir miydi?
Zürih Üniversite Psikiyatri Kliniği’nden bir uzman, mahkemede verdiği ifadede önemli noktalara dikkat çekti:
Bazı dönemlerde genç hasta yalnızca kapıdaki gözetleme deliğinden izlenmişti. Kayıtlara göre bir 15 dakikalık sürede:
gerçekleşti. Uzman, bu seviyede risk içeren davranışların yalnızca uzaktan izlenmesinin yetersiz olduğunu vurguladı.
Duruşmada ifade veren hemşirelerden biri, iki sanığı e-posta ile hastanın durumunun “dayanılmaz” hale geldiği konusunda uyardığını söyledi. Savcılık, bu uyarıların yeterince ciddiye alınmadığını savunuyor.
Brugg’daki dava birkaç gün sürecek. Kararın cuma günü açıklanması bekleniyor. Davanın sonucu, İsviçre’de psikiyatrik bakımda izolasyon uygulamalarının sınırları ve sorumluluk mekanizmaları açısından önemli bir emsal oluşturabilir.