Gençlik, Çevre ve Güvenlik Departmanı (DJES) Pazartesi günü yaptığı açıklamada, bu alandaki politikalarını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 50 milyon frank değerinde yeni bir önlem paketi planladığını duyurdu.
Departman tarafından yapılan açıklamada, “Ormanlarda ve tarım alanlarında biyoçeşitliliğe ayrılan alanların artmasından memnuniyet duyabiliriz, ancak birçok ekosistemin kalitesi hâlâ düşük seviyede ve birçok tehdit altındaki türün durumu kötüleşmeye devam ediyor” denildi. Bu değerlendirme, yaklaşık 2000 farklı sahada kuş türleri, bitkiler ve belirli kelebek türleri gibi toplam 58 gösterge üzerinden yapılan kantonal izleme sonuçlarına dayanıyor.
Önlemler dört temel eksende yoğunlaşıyor. İlk olarak, öncelikli türlerin ve onların yaşam alanlarının korunması, örneğin kurbağalar için su alanlarının oluşturulması veya mevcut olanların korunması planlanıyor.
İkinci olarak, yapılaşmış alanlarda doğayı destekleyecek adımlar atılacak. Buna yarasalar için yuvalıkların yerleştirilmesi ya da su geçirmez asfalt yüzeylerin yeniden geçirgen hâle getirilmesi gibi önlemler dahil.
Üçüncü eksen ise ekolojik altyapıların güçlendirilmesi. Yaban hayatı koridorlarının iyileştirilmesi ve “kurbağa geçitleri” gibi özel yolların oluşturulması bu kapsamda yer alıyor.
Son olarak, istilacı yabancı türlerle mücadele önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Quagga midyesi, Asya eşekarısı veya Amerika’dan gelen solidago türleri gibi yaklaşık 80 istilacı tür, kantonda ciddi tehdit oluşturuyor. Bu alandaki önlemler, türlere göre değişmekle birlikte, hem önleyici tedbirleri hem de tamamen ortadan kaldırma çabalarını içeriyor.
Çevreden sorumlu Eyalet Konseyi üyesi Vassilis Venizelos, “Biyoçeşitliliğin bir lüks olmadığını çok iyi anlamamız gerekiyor. Yediğimiz gıda, içtiğimiz su ve soluduğumuz hava biyoçeşitliliğe bağlı. Aynı zamanda doğal afetlere karşı en büyük müttefikimizdir” diyerek konunun önemine dikkat çekti.
Yeni finansman taleplerinin 2025 sonu ile 2026 başı arasında Büyük Konsey’e sunulması bekleniyor. Venizelos, “Yaban hayatı geçitleri en maliyetli önlemleri oluşturuyor. Buna karşın biyotopların yeniden canlandırılması çok daha az maliyetli. Bu gibi durumlarda, sınırlı kaynak ve önlemle bile canlılığın geri döndüğünü görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.