Uzmanlara göre, ürün çeşitliliğindeki artış yerini daha dengeli ve istikrarlı bir döneme bıraktı, buna karşın tüketici talebi hâlâ güçlü.
Büyük perakende zincirlerinde bitkisel ürünler raflardaki yerini koruyor. Ancak Swissveg’in İsviçre Romandiyası sorumlusu Amandine Chatellard’a göre, son bir-iki yıldır ürün yelpazesi genişlemek yerine stabil hale gelmiş durumda. Chatellard, İsviçre’de vejetaryen veya vegan beslenenlerin oranının yaklaşık yüzde 5 civarında sabitlendiğini belirtiyor. Bu durgunluğun bir diğer nedeni ise tamamen etten vazgeçmeyen, ancak tüketimini azaltan ve zaman zaman bitkisel ürünleri tercih eden geniş bir tüketici kitlesinin oluşması.
Chatellard, ilk yıllarda perakendecilerin güçlü bir trende hızlıca ayak uydurduğunu, ancak satış performansı yeterli olmayan ürünlerin zamanla raflardan kaldırıldığını ifade ediyor. Bugün gelinen noktada marketler, talep gören ürünleri korurken, daha az ilgi gören çeşitleri portföyden çıkarıyor.
Migros, kendi vegan markası V-Love kapsamında sunduğu ürün sayısını azaltan zincirler arasında yer alıyor. Geçen yıl 145 üründen oluşan bu seri, bugün online satışta yaklaşık 110 ürüne düşmüş durumda. Buna karşın Migros, harici markaların sayısını artırarak raflarında yaklaşık 1200 vegan sertifikalı ürün bulunduruyor.
Alman menşeli organik ürün zinciri Alnatura da ürün yelpazesini yaklaşık yüzde 10 oranında daralttı. Şirketin İsviçre’deki mağazaları yıl sonunda kapanacak olsa da, Alnatura ürünleri Migros raflarında satılmaya devam edecek.
Coop ise vejetaryen ürün sayısında önemli bir değişikliğe gitmedi. Zincir, kendi markaları da dahil olmak üzere yaklaşık 2000 vejetaryen ürünü tüketicilere sunmayı sürdürüyor. Coop yetkilileri, talebin önümüzdeki dönemde de büyük ölçüde sabit kalmasını bekliyor.
Verilere göre, bitkisel sütler ve et alternatifleri hâlâ en çok tercih edilen ürün grupları arasında yer alıyor. Buna karşın bitkisel peynirler, beklenen ilgiyi görmeyen ürünler arasında öne çıkıyor.
Uzmanlar, bitkisel beslenmenin artık geçici bir trend olmaktan çıktığını, ancak daha seçici ve dengeli bir tüketim alışkanlığına dönüştüğünü vurguluyor.