Filonun sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamalarda, gemilerin yasa dışı şekilde kuşatıldığı, iletişim hatlarının kesildiği ve askeri personelin teknelere çıktığı bildirildi.
AA’nın ulaştığı aktivistler de İsrail donanmasının filoya bağlı gemileri tek tek durdurarak ele geçirmeye başladığını doğruladı. Canlı yayınlarda bazı yolcuların can yelekleriyle güvertede oturduğu ve olası baskına karşı beklediği görüldü.
Filo sözcüsü Saif Abukeshek, İsrail tarafından durdurulan 13 geminin isimlerini paylaşarak, çok sayıda farklı milletten aktivistin gözaltına alındığını duyurdu. Aktivistler arasında İspanyol, İtalyan, Türk, Malezyalı, Tunuslu, Fransız, Brezilyalı, İrlandalı, İngiliz, Cezayirli, Norveçli, İsveçli, Meksikalı, İsviçreli ve daha pek çok ülkeden katılımcı bulunuyor.
Abukeshek, saldırıların filonun kararlılığını sarsmadığını vurgulayarak, “Aktivistler motive olmuş durumda, Gazze’ye hep birlikte ulaşabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar” dedi.
Filonun Instagram hesabında yayımlanan görüntülerde, Sirius gemisine İsrail askerlerinin baskın yaptığı belirtildi. Canlı yayınların kesildiği ve mürettebatın durumuna dair bilgi alınamadığı ifade edildi. Alma ve Adara gemilerindeki aktivistlerle de iletişim kesildi. Aktivistler ailelerine gönderdikleri mesajlarda, “Bu üç tekneye müdahale edildi. Lütfen sakin olun.” ifadelerini kullandı.
Türk katılımcı Hüsamettin Eyüboğlu, AA’ya yaptığı açıklamada İsrail’in Mango gemisine tazyikli su sıktığını, motorları durdurmaları yönünde baskı yaptığını aktardı. Ancak “Motorları kapatmayacağız, yolumuza devam edeceğiz” diyerek direniş mesajı verdi. Gemideki aktivistler, İsrail gemilerine “Bella Ciao” şarkısıyla ve “Free Palestine” sloganlarıyla karşılık verdi.
Başka bir Türk aktivist, internetin ve telsizlerin zaman zaman kesildiğini belirterek, “Gazze özgürleşirse bütün dünya özgürleşir. Gazze artık herkesin meselesi” sözleriyle duruşlarını ifade etti.
Filoda yer alan İkbal Gürpınar da İsrail gemilerinin teknelere sıvı püskürttüğünü ve bunun kimyasal olabileceğini düşündüklerini söyledi. Buna rağmen filonun yoluna devam ettiğini belirterek, “Gazze’ye hiç bu kadar yaklaşan bir filo olmamıştı” dedi.
İsrail devlet televizyonu, askerlerin filodaki bazı gemilere çıktığını doğruladı. İsrail Dışişleri Bakanlığı da bazı teknelerin ele geçirildiğini ve yolcuların İsrail limanına götürüldüğünü açıkladı. Açıklamada, aralarında iklim aktivisti Greta Thunberg’in de bulunduğu bazı katılımcıların görüntüleri paylaşıldı. Ancak kaç geminin durdurulduğu ya da kaç kişinin gözaltına alındığına dair net bilgi verilmedi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı “uluslararası sularda işlenen bir terör eylemi” olarak niteledi. Açıklamada, bu saldırının yalnızca Filistinlileri değil, İsrail’in zulmüne karşı çıkan herkesi hedef aldığının kanıtı olduğu vurgulandı. Bakanlık, Türk vatandaşlarının serbest bırakılması için girişimlerin başlatıldığını ve saldırının faillerinin yargılanması için hukuki adımlar atılacağını duyurdu.
Küresel Sumud Filosu Türkiye Delegasyonu da yazılı açıklama yaparak, saldırının “silahsız insani yardım görevlilerine yönelik yasa dışı bir müdahale” olduğunu kaydetti. Açıklamada, birkaç geminin durdurulmasına rağmen filonun Gazze kıyılarına 60 deniz mili uzaklıkta ilerlemeye devam ettiği bildirildi.
Filonun sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda, İsrail’in su sıkma ve gemilere çarpma gibi saldırılarına rağmen 30 gemilik konvoyun 46 deniz mili mesafeden Gazze’ye doğru yol aldığı belirtildi. Açıklamalarda, bu saldırıların “insanlık suçu” teşkil ettiği ve uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.
İsrail’in müdahalesi dünya genelinde büyük tepki toplarken, Küresel Sumud Filosu’ndaki aktivistler Gazze’ye ulaşma kararlılığını sürdürüyor.