Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Filistin’i tanıdıklarını açıklamasının ardından Erdoğan, “Bu kararı alan ülkeleri kutluyorum. Bu adımların iki devletli çözüm sürecini hızlandırmasını temenni ediyorum” dedi.
21 Eylül’de Portekiz, İngiltere, Kanada ve Avustralya da Filistin’i resmen devlet olarak tanımıştı.
Suudi Arabistan ve Fransa’nın öncülük ettiği toplantıda konuşan Erdoğan, Gazze’de yaşananlara değinerek şunları söyledi:
“Gazze’de katliam tüm vahşetiyle devam ediyor. Vicdan sahibi hiçbir insan bu manzaraya kayıtsız kalamaz, böylesi bir soykırıma sessiz kalması da mümkün değildir.”
Netanyahu hükümetinin Filistin devletinin kurulmasını engellemeye çalıştığını dile getiren Erdoğan, “BM Güvenlik Konseyi üyelerinin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin Filistin’i tanıma kararı tarihi bir adımdır” ifadelerini kullandı.
“İsrail, Gazze’den çekilmek zorunda”
Konuşmasının devamında İsrail Başbakanı Netanyahu’ya seslenen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bir dönem Holokost ile yok edilmek istenen bir halkın torunlarını yöneten Netanyahu hükümeti, bu kez aynı topraklarda binlerce yıllık komşularına soykırım uyguluyor. Uluslararası toplum, Batı Şeria’daki yayılmacılığı, Doğu Kudüs’teki oldu bittileri ve bölgede kaosu artırma girişimlerini durdurmalıdır. Derinleşen işgal ve ilhak politikalarının amacı nettir: İki devletli çözümü ortadan kaldırmak, Filistin halkını sürgün etmek. Buna asla müsaade edilmemelidir. Artık ateşkesin sağlanması, insani yardımların Gazze’ye engelsiz biçimde ulaşması ve İsrail’in Gazze’den askerlerini çekmesi zorunludur.”
BM uzman komisyonunun İsrail’in Gazze’de “soykırım” işlediği yönündeki raporunun ardından, 20’den fazla yardım kuruluşu uluslararası toplumu İsrail saldırılarını durdurmak için daha net ve kararlı adımlar atmaya çağırdı. Yardım örgütlerinin ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Gazze’de yaşananlar sadece benzeri görülmemiş bir insani felaket değil; BM Soruşturma Komisyonu’nun tanımıyla artık bir ‘soykırımdır’. Devletler siyasi, ekonomik ve hukuki tüm imkanları kullanmalı; yarım önlemler ve söylemler yeterli değildir, bu an güçlü bir eylem gerektiriyor.”
Katar Dışişleri Bakanlığı da 17 Eylül’de yaptığı açıklamada İsrail’in kara harekâtını “Filistinlilere yönelik soykırım savaşının devamı” olarak nitelendirdi. Katar ayrıca, beş Hamas mensubu ile bir yerel güvenlik yetkilisinin öldüğü saldırıya tepki gösterdi.
İsrail ordusunun yayımladığı bir grafikte, mevcut operasyon sonunda Gazze’nin kıyı bölgesi dışında tüm alanların kontrol altına alınmasının hedeflendiği aktarıldı. İsrailli yetkililer bu kez Gazze’nin tamamında hâkimiyet sağlamaya kararlı olduklarını duyurdu. Askeri kaynaklar, bölgede hâlâ yaklaşık üç bin Hamas mensubu ile çok sayıda tünelin bulunduğunu öne sürüyor. Ancak Hamas’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde zayıfladığı belirtiliyor.
Çatışmalar, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyine düzenlediği baskınla başlamıştı. Bu saldırıda çoğu sivil 1.200 kişi yaşamını yitirmiş, 251 kişi ise rehin alınmıştı. Halen Gazze’de 48 rehinenin bulunduğu, bunların yarısından azının hayatta olduğu tahmin ediliyor.
Gazze’deki Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığı ise ölü sayısının 65 bini geçtiğini duyurdu. BM, hayatını kaybedenlerin üçte ikisinden fazlasının kadın ve çocuk olduğunu bildirdi.