Federal Ulaştırma Ofisi (OFT) ve İsviçre Federal Demiryolları’nın (CFF), Nisan 2026’da Basel-Malmö arasında yeni bir gece hattı başlatacağını duyurması bu memnuniyetsizliği daha da artırdı.
Yeni hattın 47 milyon franklık bir devlet sübvansiyonu ile desteklenecek olması, Romandiyalı yetkililer ve vatandaşlar tarafından eleştirildi. Çünkü mevcut gece trenlerinin neredeyse tamamı Zürih veya Basel çıkışlı ve çoğunlukla kuzey veya doğu Avrupa’ya yöneliyor. Güney destinasyonlar ise hâlâ göz ardı ediliyor.
Yeşiller Partisi milletvekili Delphine Klopfenstein Broggini, "Görüyoruz ki yine İsviçre Almanca bölgesi öncelikli. Romandie, uluslararası bağlantılar konusunda yine arka planda bırakılıyor" diyerek duruma sert tepki gösterdi.
Ulaştırma Komisyonu üyesi olan Fribourg kantonundan Marie-France Roth Pasquier ise, bu tür projelerde Roma ve Barselona gibi güney destinasyonlarının gündeme gelmemesini eleştirdi. "Bu güzergâhı (Basel-Malmö) komisyon çalışmalarında hiç konuşmadık, daha farklı bağlantılar talep etmiştik," dedi.
CFF yetkilileri ise güney Avrupa bağlantılarını şu an için önceliklendirmediklerini, çünkü bu ülkelerin yüksek hızlı tren altyapısıyla gündüz saatlerinde kolay ulaşılabilir olduğunu savunuyor. CFF sözcüsü, "İtalya, İspanya veya Fransa gibi destinasyonlara gündüz trenleriyle büyük ölçüde ulaşmak mümkün," diyerek gece trenlerinin bu bölgeler için uygun görülmediğini belirtti.
Ancak yeni gece tren hatları ekonomik değil, politik tercihlere dayanıyor. Örneğin Basel-Malmö hattı, yaklaşık 1300 kilometrelik mesafesiyle dört ülkeyi kapsıyor ve her bir seferin maliyeti 40.000–60.000 frank arasında. Buna karşın yolcu kapasitesi 250 kişi civarında olan bu trenlerin doluluk oranı düşük ve bilet geliri ortalama 25.000 frank civarında kalıyor.
Bu farkı karşılamak için federal sübvansiyonlar devreye giriyor. Hattın 2030’a kadar her yıl yaklaşık 9 milyon franklık bir kamu desteğiyle sürdürülmesi planlanıyor.
CFF, bu hatların 2030 sonrasında dahi kendi kendine yetmeyeceğini öngörüyor. Az yolcu kapasitesi, sabit yataklar ve yüksek işletme maliyetleri nedeniyle gece trenlerinin uzun vadede ancak siyasi destekle ayakta kalabileceği belirtiliyor.