Pusula Swiss
Avrupa Konseyi: Göçmenlere yönelik hak ihlallerinden kaçının
Göçmen hakları
Avrupa Konseyi: Göçmenlere yönelik hak ihlallerinden kaçının
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Avrupa hükümetlerine göçmenlere yönelik hak ihlallerinden kaçınmaları yönünde çağrıda bulundu. O’Flaherty, özellikle dışsallaştırılmış göç politikalarının insan haklarını tehlikeye atabileceğini vurguladı.

Komiser O’Flaherty, “Dışsallaştırılmış İltica ve Göç Politikaları ve İnsan Hakları Hukuku” başlıklı raporunu kamuoyuna sundu.

Raporda, Avrupa devletlerinin düzensiz göçmenleri üçüncü ülkelere gönderme amacıyla yasal altyapı oluşturmaya çalıştığına dikkat çekilerek, bu tür politikaların ciddi insan hakları ihlallerine yol açabileceği belirtildi. Bu nedenle, dışsallaştırma politikalarının uygulanmasından önce kapsamlı insan hakları risk analizlerinin yapılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca ülkeler arası anlaşmalarda, insan hakları güvencelerinin ön şart olarak konulmasının önem taşıdığı kaydedildi.

Hak ihlallerini önlemek için şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği de raporda öne çıkan diğer bir öneri oldu.

O’Flaherty, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“İltica ve göç alanındaki işbirliği, insan haklarına zarar vermeyecek şekilde büyük bir hassasiyetle planlanmalı ve uygulanmalıdır. Bu alanda dışsallaştırma politikaları geliştiren hükümetler, olası olumsuz etkileri titizlikle gözden geçirmelidir.”

Son yıllarda bazı Avrupa ülkeleri, göçmenleri başka ülkelere gönderme yönünde adımlar atmıştı. İngiltere 2022’de yasa dışı yollardan gelen sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planını gündeme getirmişti. İtalya ise 2023’te Arnavutluk ile geri gönderme anlaşması imzalamıştı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 11 Mart 2024’te Avrupa Parlamentosu’nda açıkladığı stratejide, göçmenlerin üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlere gönderilmesine yönelik planlarını duyurmuştu. Von der Leyen, İtalya-Arnavutluk anlaşmasını örnek göstermiş ve yeni uygulamaların devreye sokulabileceğini belirtmişti.

Ancak bu planlar, iltica hakkı, özgürlüklerin kısıtlanması ve keyfi gözaltı riskleri doğurduğu gerekçesiyle hem bazı AB liderleri hem de uluslararası insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmişti. “Ruanda planı” benzeri girişimler, ciddi tartışmalara yol açsa da geniş bir destek de bulmuştu.



Paylaş


Diğer Haberler