Bern Üniversitesi tarafından hazırlanan bir rapora göre pazar günleri çalışma, uyku bozukluklarından kalp-damar rahatsızlıklarına, depresyondan sosyal izolasyona kadar birçok olumsuz sonuç doğurabiliyor. Özellikle kadınlar, göçmenler ve güvencesiz işlerde çalışanlar bu uygulamadan orantısız şekilde etkileniyor. Travailsuisse Sendikası, ortak tatil günlerinin sosyal ilişkiler için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.
Mevcut yasaya göre İsviçre’de pazar günü çalışma temel olarak yasak. Ancak sağlık sektörü, gastronomi, medya, fırınlar, havaalanı ve büyük tren istasyonları gibi alanlar istisna oluşturuyor. Ayrıca perakende sektöründe yılda en fazla dört pazar satış günü düzenlenmesine izin veriliyor.
Sonntagsallianz artışa dikkat çekse de, İsviçre İstatistik Kurumu (BfS) verileri farklı bir tablo sunuyor. 2001’de pazar günü çalışanların oranı %26 iken, 2024’te bu oran %23’e geriledi. Ancak perakende sektörü özelinde hafif bir artış gözlemleniyor. Sendikalar bu duruma, “sayısal azalışa rağmen mutlak çalışan sayısının yükseldiği” gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Parlamentoda şu anda iki öneri gündemde:
Özellikle ikinci öneri sendikaların tepkisini çekiyor. SGB Başkanı Vania Alleva, bu düzenlemenin satış personeli için “ciddi bir hak kaybı” olacağını savunuyor.
İşverenler cephesinde ise daha esnek bir yaklaşım söz konusu. İsviçre İşverenler Birliği’nden Daniela Lützelschwab, “Elbette dinlenme hakkı olmalı, ama devletin herkes için aynı günü zorunlu kılması artık çağın gerisinde olabilir” diyor. Ona göre tüketici davranışları da değişti: “Artık birçok kişi hafta sonunda alışveriş yapmak istiyor.”