Trump’ın Ağustos ayında açıkladığı ültimatomun süresi Eylül sonunda doluyor. Bu süre zarfında büyük ilaç şirketlerinin ABD’deki ilaç fiyatlarını nasıl düşüreceklerine dair somut planlarını sunmaları gerekiyor.
Süreçte tansiyon yükselirken, Federal Konsey ilaç devi temsilcileriyle “yuvarlak masa” toplantısı düzenledi. Ekonomi Bakanı Guy Parmelin, görüşmelerin yapıcı geçtiğini ancak çözümün kolay olmayacağını vurguladı:
“Bu sürecin zorluğunu inkâr edemeyiz. Ancak yoğun bir tempoyla ilerleme sağlamaya çalışıyoruz.”
Sağlık Bakanı Elisabeth Baume-Schneider ise doğrudan fiyat tartışmalarına girmedi, ancak şu mesajı verdi:
“Mesele yalnızca fiyat artışları değil, ilaç sanayiini İsviçre’de güçlü tutarken, yasalarımıza ve parlamentonun yetkisine uygun bir yol bulmaktır.”
Novartis CEO’su Vasant Narasimhan, ilaç fiyatlarındaki farkın kapatılması gerektiğini belirterek, ABD dışındaki ülkelerin daha fazla mali yük üstlenmesi gerektiğini savundu. Narasimhan’a göre İsviçre’deki fiyatlar OECD ülkeleri arasında “alt sıralarda” yer alıyor ve bu durum sürdürülemez.
OECD verilerine göre ABD’de kişi başı ilaç harcamaları yıllık 1.564 dolar ile en yüksek seviyede. İsviçre’de bu rakam yaklaşık 1.074 dolar. ABD yönetimi, bu uçurumun kapatılması için ilaç devlerine baskıyı artırıyor.
Trump, “Big Pharma” diye adlandırdığı küresel ilaç devlerini açıkça hedef alarak, ilaç fiyatlarının ABD’de üç kat daha pahalı olmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
“Big Pharma’nın sömürüsüne daha fazla göz yummayacağız!” diyen Trump, fiyatların ABD’de düşürülmesini, İsviçre ve Avrupa’da ise yükseltilmesini istiyor.
ABD ile yapılan anlaşmada gecikme cezaları ya da kesin teslim tarihleri bulunmuyor. Bu durum İsviçre’nin elini zayıflatırken, hükümetin ve sektörün önümüzdeki haftalarda ortak bir strateji geliştirmesi kritik olacak.