Pusula Swiss
Batı, nadir toprak elementleri tedarikinde Çin’e bağımlılıktan kurtulmakta zorlanıyor
Rafinaj kapasitesindeki üstünlük
Batı, nadir toprak elementleri tedarikinde Çin’e bağımlılıktan kurtulmakta zorlanıyor
Nadir toprak elementlerinin çıkarılması ve işlenmesi alanında hâlâ büyük ölçüde Çin’in hâkimiyeti sürüyor.

Her ne kadar bu alandaki neredeyse mutlak tekel son yıllarda azalmaya başlamış olsa da, Avrupa bu stratejik bağımlılığı kırmak için kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor.

Elektronik cihazların üretimi için vazgeçilmez olan nadir toprak elementleri, hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Küresel ekonominin karbon salımını azaltmaya yönelik projeleri, önümüzdeki on yılda bu elementlere olan talebin üç katına çıkmasına neden olacak. Bu artışı öngören Kanada merkezli NEO grubu, kısa süre önce Avrupa’daki ilk nadir toprak mıknatıs fabrikasını Estonya’da açtı.

Çin’in hâkimiyeti sürüyor

Nadir toprakların çıkarılması, çevresel etkiler, tedarik zinciri güvenliği ve jeostratejik dengeler açısından kritik bir konu. Çin uzun yıllar boyunca bilgisayar, cep telefonu ve elektrikli araç üretiminde kullanılan bu hammaddelerin neredeyse tamamını sağlayarak tekel konumunu korudu. IRIS düşünce kuruluşundan araştırmacı ve nadir toprak jeopolitiği uzmanı Guillaume Pitron’a göre bu tekel zayıflasa da Çin hâlâ lider.
Bugün nadir toprakların yaklaşık %60’ı Çin’de çıkarılıyor. ABD ve Avustralya da üretimde rol almaya başladı; İsveç’te yeni projeler gündemde.

Asıl sorun: Arıtma

Pitron, nadir toprak elementlerinin adının aksine “nadir” olmadığını vurguluyor: “Jeolojik olarak dünyanın birçok yerinde bulunabiliyorlar.” Ancak sorun, bu minerallerin çıkarıldıktan sonra işlenmesinde yatıyor. Çin hâlâ küresel rafinaj kapasitesinin %80’inden fazlasını elinde tutuyor.
ABD gibi ülkeler, çıkardıkları nadir toprakları işleyemedikleri için Çin’e göndermek zorunda kalıyor. Pitron, “Bu süreçler son derece kirletici. Yıllarca bu ‘kirli işi’ Çin yaptı” diyor. Çin’in bu alandaki üstünlüğü, ona önemli bir pazarlık gücü sağlıyor.

G7’nin önerisi: Asgari fiyat

Batı, Çin’in hâkimiyetini kırmak için farklı yollar arıyor. G7 ülkeleri, nadir topraklar için bir “fiyat tabanı” oluşturmayı tartışıyor. Pitron’a göre bu, Avrupa’da üretimi yeniden canlandırmak açısından etkili olabilir: “Çin’in çevresel ve sosyal dumping uygulamaları nedeniyle fiyatlar çok düşük. Fiyat tabanı, Avrupalı üreticilerin rekabet gücünü artırır.”
Ancak Pitron, üretici ülkelerin böyle bir anlaşmaya varmasının zor olduğunu düşünüyor: “Çin’in bu üstünlüğü bırakmak için hiçbir nedeni yok. Bu, Pekin’in elinde güçlü bir müzakere kartı.”

Zor bulunan değil, zor ayrıştırılan elementler

Nadir toprak elementleri aslında 17 farklı elementten oluşan bir grup. Günlük yaşamda kullandığımız birçok teknolojik üründe yer alıyorlar. Adlarının aksine nadir olmamalarına rağmen, ekonomik olarak çıkarılabilecek yoğunlukta bulunmaları zor.
Zürih Federal Politeknik Okulu’ndan kimyager Marie Perrin, “Çoğu yer kabuğunda bol miktarda mevcut ama yeterli miktarda yoğunlaşmadıkları için ekonomik olarak çıkarılmaları zor” diyor. Ayrıca bu elementlerin birbirlerinden ayrılması da son derece karmaşık: “Doğada hepsi karışık halde bulunur ve benzer kimyasal özelliklere sahip olduklarından ayrıştırılmaları 200 yıldır kimyagerlerin en büyük sorunlarından biri.”

Batı’nın nadir toprak elementlerinde Çin’e olan bağımlılığını azaltma çabaları sürüyor. Ancak rafinaj kapasitesindeki üstünlüğünü koruyan Çin, bu stratejik malzemeler üzerinden küresel pazarlık gücünü elinde tutmaya devam ediyor.



Paylaş


Diğer Haberler