AB Dış İlişkiler Servisi'nin yazılı açıklamasına göre, AB, küresel meselelerin çözümünde Çin ile yapıcı bir diyalog kurma kararlılığını bir kez daha vurguladı.
Kallas, Çin ile ticaret ilişkilerinde daha adil bir denge kurulması ve rekabetin eşit koşullarda yapılması adına somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, nadir toprak elementleri gibi stratejik ham maddelere yönelik ihracat sınırlamaları da dahil olmak üzere Çin’in Avrupa şirketleri açısından risk oluşturan uygulamalarına son vermesi çağrısında bulundu.
Avrupa güvenliği açısından endişelerini dile getiren Kallas, Çinli şirketlerin Rusya’ya Ukrayna Savaşı kapsamında sağladığı desteğin tehlikeli boyutlara ulaştığını belirtti ve Pekin yönetimini, Moskova’nın askeri-endüstriyel altyapısına sunduğu tüm maddi desteği sonlandırmaya davet etti.
Amerikan yayın kuruluşu CNN’in konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Wang Yi, bu görüşmede Çin’in, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı kaybetmesini kabul edemeyeceğini açıkça ifade etti. ABD'nin, Rusya'nın olası yenilgisinden sonra dikkatini Asya-Pasifik bölgesine çevireceği düşünülüyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Pekin’in savaşın tarafı olmadığını ve çatışmaların uzamasının Çin’in yararına olmadığını belirtti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise daha önce Çin'in Rusya'ya askeri anlamda bazı desteklerde bulunduğunu dile getirmişti.
Rusya-Ukrayna Savaşı, Çin ile ABD arasında jeopolitik gerilimin arttığı bir dönemde patlak verdi. Bu süreçte, Moskova ile Pekin’in yakınlaştığı gözlemlendi. 4 Şubat 2022'de, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin Kış Olimpiyatları sırasında yaptığı ziyarette Çin ile yayımlanan ortak bildiride, "iki ülke arasındaki dostluğun sınırı yok" ifadelerine yer verilmişti. Bu açıklama, Çin’in savaşın başlamasından haberdar olduğu ve zımni onay verdiği şeklinde yorumlandı.
Öte yandan, Avrupa'nın uyguladığı yaptırımların Rusya ile ticari ilişkileri sınırlandırması sonrası, Çin bu boşluğu doldurarak özellikle enerji alanında önemli kazançlar elde etti. Savaşla birlikte Çin-Rusya ticaret hacminde dikkat çekici bir artış yaşandı.
ABD ve AB, Çin’e Rusya’ya silah sağlamaması yönünde uyarılarda bulundu. Çin her ne kadar doğrudan silah ihracatı yapmasa da, ortak askeri tatbikatlar ve çift kullanımlı (hem askeri hem sivil amaçlı) ürünler aracılığıyla Moskova ile savunma işbirliğini sürdürdü. Bu nedenle bazı Çinli firmalar Batılı yaptırımlara maruz kaldı.
Çin, savaşın birinci yıl dönümü olan 24 Şubat 2023’te bir barış önerisi metni yayınladı. 12 maddelik bu "tutum belgesinde" kademeli olarak gerilimin düşürülmesi ve ateşkes çağrısı yapıldı. Ancak Kiev yönetimi bu öneriyi, fiili durumun kabulü anlamına geleceği gerekçesiyle reddetti ve bunun savaşı dondurmak anlamına geleceğini ifade etti.
Çin, sonrasında Brezilya ile birlikte, savaşın diplomatik yollarla çözülmesini amaçlayan “Barışın Dostları” grubuna öncülük etti. Bu grup, 2024 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında kuruldu. Türkiye, Endonezya, Mısır, Cezayir, Güney Afrika ve Zambiya’nın da aralarında bulunduğu 17 Küresel Güney ülkesi bu girişime destek verdi.
Grup dışişleri bakanları seviyesinde yaptığı toplantılarda, savaşın siyasi ve diplomatik yollarla sona erdirilmesi çağrısını yinelerken, kalıcı barış için her tarafla temas kurulmasının gerekliliğini vurguladı.