Başbakan Giorgia Meloni’nin tavrı kısmen değişmiş olsa da, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un attığı adımı takip ederek Filistin’i tanıma yönünde bir irade göstermiyor.
İtalya’nın sağ hükümeti, bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin bu hafta Filistin’i tanıma kararı almasına rağmen bu yönde bir adım atmayı reddetti. Ancak Meloni’nin bu tutumu, kamuoyunun hassasiyetleriyle örtüşmüyor ve pek çok şehirde protestoların yükselmesine yol açıyor.
USB sendikası, “Gazze’de süren soykırıma, İsrail’in insani yardımları engellemesine ve Global Sumud Filosu misyonuna yönelik tehditlere karşı” düzenlenen grevde yaklaşık 500 bin kişinin ülke çapında sokaklara çıktığını açıkladı.
Filistin’in tanınması, çeşitli sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve geçici yurttaş örgütlerinden oluşan Filistin yanlısı hareketin temel taleplerinden biri. Bu talep; İsrail’e savaşı sonlandırması için baskı yapılması ve İtalya’dan İsrail’e silah satışının durdurulması çağrılarıyla birlikte dile getiriliyor.
Yerel basında yayımlanan bir ankete göre İtalyanların %40,6’sı bağımsız bir Filistin devletinin tanınmasından yana. Katılımcıların %21,9’u ise geçici uluslararası bir yönetimi tercih ediyor.
YouTrend’in yaptığı başka bir ankette ise İtalyanların büyük çoğunluğunun İsrail’in eylemlerine eleştirel yaklaştığı görülüyor. Katılımcıların %60’ı İsrail’in Batı Şeria’dan çekilmesi gerektiğini, %63’ü Gazze’de soykırım uygulandığını, %64’ü Filistinlilerin sistematik ayrımcılığa uğradığını, %65’i ise Hamas saldırılarının ardından verilen askeri tepkilerin “orantısız” ve “sivilleri hedef aldığını” düşünüyor.
YouTrend kurucusu Lorenzo Pregliasco’ya göre, 2025’in başı İtalyan kamuoyunda bir dönüm noktası oldu. İsrail’e yakınlığıyla bilinen sağ partilerin seçmenleri bile Tel Aviv hükümetini eleştirmeye başladı. Pregliasco, “Gazze savaşının medyada geniş yer bulması ve insani krizin görünür hale gelmesi, kararsız insanları da etkiledi” değerlendirmesini yaptı.
Pregliasco, bu durumun Meloni hükümetinin tavrında da kısmi bir değişime yol açtığını belirtiyor: “Sol partiler kadar radikal bir tutum almayı istemiyorlar. Ancak özellikle son dönemde Gazze’nin işgali ve bombardımanların sonuçları konusunda daha eleştirel bir yaklaşım benimsediklerini gözlemledim.”
İtalya’da Filistin’e destek uzun süredir sol partilerin politik çizgisiyle özdeşleşse de, bugün hükümet ile muhalefet arasındaki mesafenin azaldığı görülüyor. Ancak Meloni, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirmeyi reddediyor ve sol partilerin savunduğu Filistin’in tanınması fikrine kapalı kalıyor.
Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de, “Bir devlet kurulmadan Filistin tanınamaz. Hamas’a ödül veremeyiz” sözleriyle Roma’nın mevcut çizgisini teyit etti. Tajani’ye göre, diğer ülkeler Filistin’i tanısa bile bu durum somut bir değişim yaratmayacak.
Almanya gibi İtalya da Filistin’i tanımamaya devam edecek gibi görünüyor. Ancak Almanya’dan farklı olarak Meloni, kamuoyunun baskısıyla ters düşüyor. Pregliasco’ya göre Meloni, “çok kısa bir battaniye gibi” olan Filistin meselesinde hem siyasi çizgisini korumaya hem de artan toplumsal taleplere direnmeye çalışıyor.