
Orta Doğu'da barış görüşmelerinin yürütüldüğü hassas bir dönemde askeri hareketlilik yeniden tırmandı. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın güneyinde bulunan füze sahalarını ve denize mayın yerleştirmeye çalışan botları hedef alan yeni hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. ABD kanadı, operasyonların tamamen "meşru müdafaa" sınırları içinde ve bölgedeki Amerikan birliklerini korumak amacıyla gerçekleştirildiğini savunurken; operasyonun hedefi olan stratejik Bandar Abbas liman kenti ve askeri üs çevresinde şiddetli patlamalar kaydedildi.
Saldırıların ardından Tahran yönetiminden diplomatik ve askeri kanatta çok sert tepkiler yükseldi. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunu 8 Nisan'dan bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını Hürmüzgan bölgesinde "ağır ve defalarca ihlal etmekle" suçladı. Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, "İran İslam Cumhuriyeti hiçbir kötülüğü cevapsız bırakmayacaktır" ifadesi kullanılarak askeri bir karşılık verileceğinin sinyali paylaşıldı. İran Devrim Muhafızları da yaşanan ihlallere karşı misilleme yapma haklarının saklı olduğunu duyurdu.
Yaşanan bu sıcak çatışma, tarafların Katar'ın başkenti Doha'da müzakereleri sürdürdüğü ve ateşkesin 60 gün uzatılması ile Hürmüz Boğazı'nın açılmasını içeren mutabakat zaptı üzerinde çalıştığı bir döneme denk geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın elindeki yaklaşık 440 kilogram zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesini veya imha edilmesini şart koştuğu kriz ortamında, dini lider Mücteba Hamaney'in gizli bir yerde saklanması nedeniyle iletişim kanallarının yavaş ilerlediği belirtiliyor. Bölgede fiilen kapalı tutulan Hürmüz Boğazı ve süregelen ABD ablukası, küresel petrol fiyatlarını doğrudan etkilemeye devam ediyor.












