Sağ eğilimli yayın organları, bu saldırının Türkiye ve Suriye yönetimine yönelik bir kırmızı çizgi belirleme çabası olduğunu ileri sürdü. Yisrael Hayom gazetesi, İsrail'in bu hamleyle Ankara'ya Suriye'de konumlanmaması yönünde mesaj verdiğini ve Şam yönetimine de topraklarını Türkiye'nin kullanmasına izin vermemesi uyarısında bulunduğunu yazdı. Diğer yandan Milli Savunma Bakanlığı ve Suriye Dışişleri Bakanlığı, söz konusu hava üssünde Türk askeri varlığı bulunmadığını açıkladı.
Ülkedeki farklı siyasi çizgideki medya kuruluşları da gerilimin farklı boyutlarına dikkat çekti. Sol eğilimli Haaretz gazetesinde yayımlanan analizde, saldırının Şam ile Ankara'yı birbirine daha çok yakınlaştırma riski taşıdığı belirtildi. Yazıda ayrıca ABD, Suriye ve Türkiye'deki yetkililerin, İsrail'deki ekim ayı seçimlerinin bu askeri hareketlilikte rol oynadığından şüphelendiği aktarıldı. Channel 13 televizyonu da benzer şekilde, savunma yetkililerinin seçim öncesinde siyasi gerekçelerle yaşanabilecek bir tırmanıştan endişe duyduğunu ve Türk ordusuyla doğrudan bir çatışmadan kaçınılması gerektiğini vurguladığını bildirdi.
Haber analizlerinde Türkiye'nin bölgedeki askeri ve deniz gücü faaliyetleri de geniş yer buldu. Güvenlik yetkililerinin görüşlerine yer veren Ynet haber sitesi, Türkiye'nin Ortadoğu'nun bazı bölgelerine gönderdiği deniz unsurlarının yakından izlendiğini belirtti. Yetkililer, Türkiye'nin şu an için düşman bir devlet olarak değil, hassas bir dengeyle izlenen rakip bir devlet olarak görüldüğünü ifade etti. Öte yandan, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın taraflar arasında çatışmasızlık mekanizması kurmak amacıyla çalışmalar yürüttüğü kaydedildi.