Mektupta, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin “Gazze kenti dahil işgal ve askeri saldırıların yoğunlaştırılması” yönündeki kararının sert biçimde kınandığı belirtilerek, bu adımın hem bölgedeki insani krizi daha da ağırlaştıracağı hem de İsrailli esirlerin hayatını riske atacağı uyarısı yapıldı.
Belgede, söz konusu planın “kabul edilemez düzeyde can kaybına” yol açacağı ve yaklaşık 1 milyon Filistinli sivilin zorla yerinden edilmesine neden olacağı ifade edildi. Ayrıca işgal altındaki Filistin topraklarında herhangi bir demografik veya coğrafi değişikliğin kesin şekilde reddedildiği vurgulandı. Bu tür girişimlerin, uluslararası hukuk ve insancıl hukukun açık ihlali olduğu kaydedildi.
Mektupta, Gazze’nin işgali ve askeri operasyonların yoğunlaştırılmasının, iki devletli çözüm sürecine ciddi bir engel oluşturacağına dikkat çekildi. Gazze Şeridi’nin, Doğu Kudüs ve Batı Şeria ile birlikte Filistin Devleti’nin “ayrılmaz bir parçası” olduğu hatırlatıldı. Filistin ve İsrail devletlerinin tanınmasının, iki ülke için en güvenilir güvenlik garantisi olacağı ve bölgeye istikrar getireceği vurgulandı. Ayrıca acilen ateşkes sağlanması, esirlerin serbest bırakılması ve insani yardımların hızlı, engelsiz ve geniş çapta ulaştırılması çağrısı yapıldı.
İrlanda Dışişleri Bakanlığı tarafından aktarılan açıklamada, İrlanda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ile Savunma Bakanı Simon Harris, İsrail’e Gazze’deki saldırılarını genişletme kararını gözden geçirme çağrısında bulundu. Harris, İsrail’in eylemlerinin uluslararası toplumu “şaşkına çevirdiğini” belirterek, Gazze halkının yorgun düştüğünü, kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ve artık ateşkes ile esirlerin serbest bırakılması konusunda anlaşma sağlanması gerektiğini söyledi.
İsrail’in işgal planı
İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos’ta Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik planı onayladı. Başbakan Binyamin Netanyahu, toplantı öncesi Fox News’e yaptığı açıklamada, hedeflerinin Gazze Şeridi’nin tamamını işgal etmek olduğunu dile getirdi. Basına yansıyan bilgilere göre, saldırıların aşamalı olarak gerçekleştirileceği, ilk adımın Gazze kentinde atılacağı ve ardından orta kesimdeki Filistinli mülteci kamplarına yöneleceği belirtildi.