Die Welt’in aktardığına göre, M. isimli kişi 29 Eylül’de yaptığı paylaşımda, devletten maaş alan memurların ve kamu görevlilerinin “vergilerden geçindiğini” belirterek, bu kişilerin “hiçbir parazitin net vergi ödemediği” yönünde ifadeler kullandı.
Sağlık sektöründe görev yapan 45 yaşındaki M, mahkemenin 11 Kasım’da çıkardığı arama kararı doğrultusunda, 13 Kasım sabahı saat 06.00’da polislerin evine geldiğini anlattı. Kendisine bildirilen suçlamanın “halkı kışkırtma” olduğu ifade edildi.
M., aramayı gerçekleştiren görevlilerin devlet koruma biriminden geldiklerini ve polislerin kendisine telefonunu PIN koduyla birlikte vermesini, aksi halde evde kapsamlı bir arama yapılacağını söylediklerini aktardı. Telefonunu teslim eden M, daha sonra Göppingen’deki bir polis merkezine götürüldü.
Karakola gitmeye hazırlanırken polislerin kendisini sürekli izlediğini, hatta tuvalette bir memurun yanında durduğunu dile getiren M., yolda polislerden birinin paylaşımındaki “parazit” kelimesinin doğrudan insanlara saldırı sayıldığını ve bu nedenle gözetim altında olduğunu söylediğini belirtti.
M., karakolda parmak izinin alındığını, fotoğraflarının çekildiğini ve apandisit ameliyatından kalan iz için kıyafetlerini çıkarmak zorunda kaldığını aktardı. Ayrıca kendisinden DNA analizi için kan örneği talep edildiğini ancak bunu reddettiğini söyledi. İşlemlerin ardından herhangi bir tutanak veya ifade protokolü verilmeden evine geri bırakıldığını ifade etti.
Mahkeme ve savcılık, “halkı kışkırtma” suçlamasının temel dayanağını açıklamazken, M. suçlamanın paylaşımındaki “parazit” kelimesine dayandığını dile getirdi.
M’nin avukatı Marcus Pretzell, polis uygulamalarını “hukuka aykırı ve saçma” olarak değerlendirerek henüz dosyaya erişim izni verilmediğini söyledi.
Haberde, Nazi döneminde “parazit” kelimesinin Yahudileri hedef almak için kullanıldığına dikkat çekilirken, M.’nin kendisinin nasyonal sosyalizmle herhangi bir bağı olmadığını vurguladığı belirtildi.