Cuma günü düzenlenen toplantıda konuşan Merz, AB’nin "aşırı kuralcı, fazlasıyla bürokratik ve çok yavaş" işlediğini söyleyerek, bloğun reform ihtiyacına dikkat çekti. Almanya’yı ekonomik durgunluktan çıkarma ve Avrupa'nın savunma kapasitesini artırma hedeflerini bu dönemin en öncelikli meseleleri arasında sıraladı.
Göç ve sınır güvenliği gündemdeydi
Göç konusuna da değinen Merz, Almanya’nın Polonya ile olan sınırında kontrollerin sürdüğünü belirtirken, Polonya'nın da Litvanya sınırında güvenlik önlemlerini artırdığını hatırlattı. Rusya ve Belarus’un Avrupa’ya göçmen akışını teşvik ettiğini öne sürdü.
Dış politika ve insani yardım açıklamaları
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile yakın iş birliğine sahip olduğunu vurgulayan Merz, ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle de İsrail-Gazze çatışması ve ticaret meseleleri gibi başlıklarda aktif temas hâlinde olduklarını söyledi.
Gazze’de kötüleşen insani duruma da değinen Merz, Almanya’nın bölgeye yardım ulaştırma yolları aradığını ve bu konuda çözüm üretmeye çalıştıklarını dile getirdi. İsrail'in Rusya ile kıyaslanamayacağını belirten başbakan, İsrail'in halen demokratik bir devlet olduğunu ifade etti.
Afganistan’a sınır dışı işlemleri ve Taliban vurgusu
Merz ayrıca Almanya’dan sınır dışı edilen 81 Afgan vatandaşının Afganistan’a gönderildiğini ve bu sürecin gerçekleşmesinde Katar’ın kolaylaştırıcı rol oynadığını söyledi. Federal hükümetin Taliban yönetimini resmen tanımadığını vurgulayarak bu tutumlarında bir değişiklik olmayacağını belirtti.
Merz’in açıklamaları, önceki hükümetin sosyalist ve muhafazakâr görüşleri dengelemeye çalıştığı yaklaşıma kıyasla daha net ve sert bir ton benimsediğine işaret ediyor. Almanya, önümüzdeki dört yıl boyunca Merz liderliğinde üretkenliği ve rekabetçiliği artırma hedefiyle ilerlemeyi amaçlıyor.