Avrupa Komisyonu tarafından önerilen Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) kapsamında, göç yönetimi için ayrılan bütçe üç kat artırıldı. Bu çerçevede toplam 74 milyar euroluk (yaklaşık 3,5 trilyon TL) kaynak ayrılırken, bunun 48 milyar euroluk kısmı (yaklaşık 2,2 trilyon TL) sınır güvenliği ve emniyet operasyonlarına yönlendirildi. Göç yönetimi için ayrılan 26 milyar euro ise (yaklaşık 1,2 trilyon TL), kabul ve geri gönderme işlemleri de dahil olmak üzere çeşitli alanları kapsıyor.
Yeni teklif, 2028 sonrası yedi yıllık dönemi kapsayan 2 trilyon euroluk (yaklaşık 94 trilyon TL) MFF paketinin bir parçası. Önceki 2021-2027 döneminde toplamda 25 milyar euro göçle ilgili harcamalara ayrılmıştı. Bu bütçenin 14 milyar eurosu sınır yönetimine, 11 milyar eurosu ise sığınma ve entegrasyon süreçlerine aktarılmıştı. Yeni taslakta bu denge önemli ölçüde değişmiş görünüyor; sınır güvenliğine ayrılan miktar, diğer alanlara göre iki kat daha fazla.
AB Sınır Ajansı Frontex’in yeni bütçedeki payı 12 milyar euroya çıkarılıyor. Bu artış, ajansın hem personel sayısında ciddi bir genişlemeye gitmesine hem de sınır politikalarında yeni angajman kuralları getirmesine olanak sağlayacak.
Bütçede ayrıca “Küresel Avrupa Aracı” başlığı altında toplanan kalemler de göçü engellemeye yönelik kullanılabilecek. Bu çerçevede, AB’nin dış ilişkileri kapsamında, göçmen akışını durdurma sözü veren üçüncü ülkelere mali yardım sağlanması öngörülüyor. Ancak bu yardımlar insani destek hariç göç akışını yönetemeyen ülkelere karşı durdurulabilecek.
Sivil toplumdan eleştiri
Avrupa Komisyonu’nun bu yaklaşımı, göç politikalarını takip eden insan hakları örgütleri tarafından sert bir dille eleştiriliyor. Avrupa Mülteciler ve Sürgünler Konseyi (ECRE), Euronews'e yaptığı açıklamada, yeni içişleri fonlarının iltica ve toplumsal kapsayıcılık yerine sınır kontrolüne odaklandığını belirtti.
Araştırmacı Mark Akkerman da, sunulan bütçenin sınırların askerileştirilmesini öncelik haline getirdiğini ve Avrupa Birliği’nin uzun süredir süren başarısız stratejisini daha da ileri götürdüğünü ifade etti. Akkerman’a göre, milyarlarca euro öncelikle silah ve güvenlik şirketlerine yararken, göçmenler hâlâ ölüm ve şiddet riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Belgesiz göçmenlerin haklarını savunan PICUM adlı örgütün Proje Yöneticisi Chiara Catelli ise fonların büyük kısmının geçmişte şiddetle anılan sınır kontrol mekanizmalarını güçlendirdiğine dikkat çekti. Catelli, özellikle Frontex’in bu ihlallerle ilişkilendirildiğini vurguladı.
Söz konusu bilgiler henüz hukuki bir metinle resmileşmedi; haber, mevcut bütçe taslağına dayanmaktadır.