Francken, Türkiye’nin NATO’nun en eski üyelerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Türkiye hem köklü ve deneyimli bir ülke hem de Batı’nın ve NATO’nun önemli bir müttefikidir” dedi.
Coğrafi açıdan Belçika’nın güvenli bir bölgede yer aldığını ifade eden Francken, Türkiye’nin ise jeopolitik olarak oldukça karmaşık bir bölgede konumlandığını aktardı. Bu sebeple Türkiye’nin savunma sanayine son yıllarda ciddi yatırımlar yaptığını belirten Francken, özellikle insansız hava araçları ve lazer teknolojilerindeki gelişmeleri etkileyici bulduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin NATO için güvenilir bir ortak olduğunu söyleyen Francken, bu ziyaretin amacının iki ülke arasındaki savunma işbirliğini güçlendirmek olduğunu belirtti. Ancak savunma sanayi alanında işbirliğinin henüz yeterli düzeyde olmadığını vurguladı.
Francken, “Sanayi alanındaki ortaklıklarımızı artırmalıyız. Bu konuda şimdiye kadar gerekli adımlar atılmadı ama bu hem Belçika’nın hem Türkiye’nin isteksizliğinden değil. Umarım önümüzdeki yıl Türk mevkidaşımla bu konuda yeni bir mutabakat zaptı imzalayabiliriz.” dedi.
Bakan, 2026 yılında Belçika Prensesi Astrid’in liderliğindeki ekonomik heyetle Türkiye’ye ziyaret düzenleyeceklerini açıkladı. Bu ziyaretin Belçika tarihindeki en büyük ekonomi heyeti olacağını ve 500-600 Belçikalı iş insanının Türkiye’de bulunacağını söyledi.
Türkiye’nin Belçika için Birleşik Krallık, Çin ve ABD’den sonra dördüncü büyük ticaret ortağı olduğunu belirten Francken, 2024 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 12,5 milyar avroya ulaştığını kaydetti.
Francken, Türkiye’nin savunma sanayindeki araştırma, geliştirme ve yenilikçi çalışmaları takdir ederek, “Türkiye gelecek için örnek bir ülke” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna-Rusya savaşında Türkiye’nin arabuluculuk rolüne de değinen Francken, “Türkiye, barış müzakereleri için ideal bir merkez konumunda ve uluslararası toplum tarafından dinleniyor. Türkiye’nin güçlü ordusu ve donanmasıyla barışa katkısı çok önemli.” dedi.
Rusya’nın saldırgan tavrından dolayı henüz barışın sağlanamadığını aktaran Francken, Belçika’nın Ukrayna’nın yanında olduğunu da vurguladı.
Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye’nin SAFE programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Francken, “Türkiye’nin sanayisi ve savunması göz önüne alındığında, bu adım Belçika’nın politikasında da önemli bir yer tutuyor.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, bu yıl Türk savunma sanayisini Brüksel’de temsil edecek bir savunma ataşesinin atanacağını duyurdu.
Francken, İsrail’in Gazze saldırıları hakkında ise Hamas’ın rehineleri serbest bırakması gerektiğini, aksi takdirde savaşın daha da büyüyeceğini söyledi. Belçika olarak Orta Doğu sorununu tek başına çözemeyeceklerini ve bölge ülkelerinin bu sorunu çözmesi gerektiğini belirtti.
Gazze’de sivillerin açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Francken, insani yardımın artırılması için diplomatik baskı yapılması gerektiğini ifade etti.
Belçika ordusunun insani yardım malzemeleri için her zaman hazır olduğunu belirten Francken, Ürdün’den yeniden yardım faaliyetlerine başlanabileceğini ve Gazze halkına destek verileceğini sözlerine ekledi.