
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki yönetim krizi, Grup Başkanı Özgür Özel ve ekibini "yeni parti" formülünü ciddi bir seçenek olarak değerlendirmeye itiyor. Bugüne kadar bu ihtimali "felaket senaryosu" olarak nitelendiren Özel cephesi, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin olağanüstü kurultaya kapıları kapatması ve yaşanan ihraçlar nedeniyle süreçte sona yaklaşıldığını düşünüyor. Kulislerde temmuz ayı sonuna işaret edilirken, olası bir yeni oluşumun önünde çok katmanlı riskler bulunuyor.
Yeni parti senaryolarında, mevcut seçime girme yeterliliğine sahip bir partiyle anlaşma veya "sıfırdan bir oluşum" kurulması masadaki temel başlıklar olarak öne çıkıyor. Özel'in kurmayları, özellikle YSK nezdinde yaşanabilecek bir engelleme durumunda kendilerini "fiilen siyasi yasaklı" bulmaktan endişe ediyor. Bunun yanı sıra, 103 yıllık CHP markasından kopuşun yaratacağı siyasi ağırlık kaybı ve "altı ok" mirasının terk edilmesine yönelik parti içi itirazlar, bölünmenin boyutlarını belirleyecek ana unsurlar olarak görülüyor.
Sürecin en zorlu ayaklarından birini ise yerel yönetimler ve finansman oluşturuyor. Yeni bir partiye geçiş yapması beklenen belediye başkanlarının meclis dengelerini yitirme ve merkezi hükümetin olası hukuki baskılarına daha açık hale gelme riski bulunuyor. Hazine yardımı alamayacak olan yeni oluşumun, hem teşkilatlanma hem de seçim kampanyaları için ihtiyaç duyacağı finansman kaynağını yargı denetimi altında nasıl bulacağı ise büyük bir muamma. Son olarak, kulislerde dokunulmazlıkların kaldırılması ve yargı süreçlerinin Özgür Özel için bir "cezaevi riski" oluşturabileceği de yüksek sesle konuşuluyor.












