Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Silivri'de İtirafçı Şoku
Murat Kapki "Baskı Altında İfade Verdim" Diyerek İddianameyi Hedef Aldı!
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülen İBB davasının son duruşmalarına, "itirafçı" ve "İmamoğlu'nun kasası" olarak lanse edilen iş insanı Murat Kapki'nin şok sözleri damga vurdu. Geçmişteki etkin pişmanlık ifadelerini baskı altında verdiğini söyleyen Kapki, Ekrem İmamoğlu ile hayatında bir kez bile konuşmadığını iddia etti.

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve aralarında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu yüzlerce sanıklı İBB davasının Silivri'deki Marmara Cezaevi kampüsünde yapılan 38 ve 39. celselerinde mahkeme salonu tarihi itiraflara sahne oldu. İddianamede davanın en büyük dayanaklarından biri olarak gösterilen ve "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlandığı belirtilen tutuklu iş insanı Murat Kapki, mahkeme kürsüsünde önceki ifadelerini tamamen reddetti.

Medyada uzun süre "İmamoğlu'nun kasası" ve "örgüt yöneticisi" olarak sunulduğunu belirten Kapki, savcılık aşamasında ailesi ve eşi üzerinden çok ağır bir psikolojik baskıya maruz kaldığını öne sürdü. Soruşturma sürecinde hür iradesiyle hareket edemediğini ve kendisine sadece "konuş ve serbest kal" vaadinde bulunulduğunu iddia eden Kapki, mahkeme başkanına dönerek şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"Bundan önce vermiş olduğum ifadelerin tamamı hür irademle verdiğim ifadeler değildi. Bir insan eşini, çoluğunu, çocuğunu ve yuvasını kurtarmak için her şeyi yapar. O gün bana adliyede 'Roma'yı da sen mi yaktın?' deseydiniz, 'Evet, ben yaktım' derdim. Eşim cezaevine gireceğine ben gireyim diye düşündüm. Önüme ne konduysa, ne sorduysalar biraz sonra tahliye olacağım ümidiyle 'Evet öyledir, doğrudur' diyerek imzaladım."

"Ekrem Bey ile Hayatımda Bir Kere Bile Konuşmadım"

Dava dosyasında yer alan ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile Murat Ongun gibi isimleri hedef alan eski beyanlarının tamamen yönlendirmeyle yazılmış uydurma senaryolar olduğunu iddia eden Kapki, Ekrem İmamoğlu ile olan ilişkisine dair de net konuştu. Kapki, "Beni ahtapotun kolu, rüşvetçi ve Ekrem İmamoğlu'nun kasası ilan ettiler. Halbuki ben suç örgütü üyesi veya yöneticisi değilim; bırakın kasa olmayı, Ekrem Bey ile hayatımda bir kere bile karşılıklı konuşmuşluğum yoktur, sadece ticaret yapıyorum" diyerek suçlamaları reddetti.

"Yassıada'da Bile Radyo Yayını Vardı"

Murat Kapki'nin mahkeme salonunda adeta bomba etkisi yaratan bu geri adımının ardından, duruşmayı takip eden gazeteciler ve siyasi analistler yargılamanın şeffaflığı konusunu yeniden tartışmaya açtı. Duruşmaların televizyon ekranlarından canlı yayınlanmamasının temel sebebinin, mahkeme salonunda dile getirilen bu "tehdit ve baskı" itiraflarının halk tarafından duyulmasının engellenmesi olduğu savunuluyor. Siyasi tarihten örnekler veren yorumcular, 1960 yılındaki askeri darbe sonrası kurulan Yassıada Mahkemeleri'nde dahi o dönemin teknolojisi gereği radyodan naklen yayın yapılarak mahkeme kayıtlarının milletle paylaşıldığını, günümüzde ise gerçeklerin kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığını öne sürüyor.

Yargılama sürecinde bilirkişi raporlarının da herhangi bir kamu zararı tespit edemediğini hatırlatan savunma avukatları, ana dayanak noktası olan itirafçı beyanlarının bu şekilde çökmesiyle birlikte İBB iddianamesinin hukuken boşa çıktığını ve davanın seyrinin tamamen değiştiğini vurguluyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video