
AK Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında konuşan Erdoğan, Türkiye’nin çevresindeki krizlere kayıtsız kalan bir ülke olmadığını belirterek, zor zamanlarda dost ve kardeşlerine sırtını dönmeyen bir politika izlediklerini ifade etti.
Erdoğan, İran’a yönelik saldırıların petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte küresel ekonomi üzerinde de baskı oluşturduğunu dile getirdi. Savaşın yalnızca çatışmanın tarafı olan ülkeleri değil, tüm dünyayı ekonomik açıdan etkilemeye başladığını belirten Erdoğan, bu “anlamsız, kuralsız ve hukuksuz savaşın” sürmesi halinde can ve mal kayıplarının artacağını ve küresel ekonominin daha ağır bir fatura ile karşı karşıya kalacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran halkına yönelik yaklaşımın mezhepsel bir ayrım içermediğini de vurgulayarak, Türkiye’nin İranlıları hiçbir zaman “Şii” ya da “Sünni” şeklinde sınıflandırmadığını ifade etti. Irk, mezhep, din ve dil temelinde ayrım yapılmasını reddettiklerini belirten Erdoğan, Sünnilik ve Şiiliğin ayrı dinler olmadığını, tek dinin İslam olduğunu dile getirdi.
ABD ve İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın bölge genelinde gerilimi artırdığı belirtiliyor. İran ise buna karşılık Körfez’deki hedeflere, ABD üslerine ve bazı müttefik ülkelere füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. Çatışmaların enerji altyapısı ile deniz taşımacılığını da etkilediği ifade ediliyor.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları ise küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump savaşın “çok yakında sona erebileceğini” söylese de tarafların karşılıklı saldırıları, çatışmanın kısa vadede bitmeyebileceğine işaret ediyor.
Türkiye için risk artıyor
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan savaşın Orta Doğu’da şiddetlenmesi, bölge ülkeleri için “stratejik kaza” ya da doğrudan hedef olma riskini de artırıyor. Türkiye de savaşın başlangıcından bu yana hem hava sahası ihlalleri hem de füze tehdidiyle karşı karşıya kaldı.
Milli Savunma Bakanlığı, salı günü yaptığı açıklamada Türkiye’nin hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla yeni adımlar atıldığını bildirdi. Açıklamada, bölgedeki gelişmeler doğrultusunda sınırların ve hava sahasının güvenliği için ek tedbirlerin alındığı ifade edildi.
Bakanlık geçen hafta İran’dan ateşlenen ve Suriye hava sahasını geçerek Türkiye yönüne ilerlediği tespit edilen bir füzenin Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO unsurları tarafından imha edildiğini duyurmuştu.
Son olarak pazartesi günü İran topraklarından ateşlendiği belirtilen bir füze de NATO savunma sistemleri tarafından havada etkisiz hale getirildi. Füzenin parçalarının Gaziantep’te boş bir araziye düştüğü, olayda herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bildirildi. Bu olay, savaşın başlamasından bu yana Türkiye sınırlarına düşen ikinci füze olarak kaydedildi.
Öte yandan İran’ın Ankara Büyükelçisi Mohammad Hassan Habibullah, Türkiye’ye yönelik yeni bir balistik füze iddiasının ardından Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Büyükelçiden olayla ilgili açıklama istendi.




