
Türkiye'deki yerel yönetimlerin ticari faaliyetlerini ve iştirak yapılarını kökten değiştirecek yasal düzenleme süreci tamamlandı. Yapılan görüşmeler neticesinde, belediyelerin yeni şirket kurma, mevcut şirketlerini bölme veya devretme gibi yetkileri artık doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına bağlandı. Daha önce belediye meclislerinin kararıyla hayata geçirilebilen bu iştirak süreçleri, artık merkezi hükümetin stratejik denetim süzgecinden geçmek zorunda kalacak.
Düzenlemenin temel amacı, belediye iştiraklerinin mali yapısını disiplin altına almak ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamak olarak açıklandı. Hükümet kanadından yapılan değerlendirmelerde, belediyelerin kontrolsüz şirketleşmesinin borçlanma limitlerini zorladığı ve denetim dışı alanlar oluşturduğu vurgulandı. Yeni sistemle birlikte, her bir şirket kuruluşu için Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın teknik görüşlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı’nın nihai kararı beklenecek.
Muhalefet cephesi ise bu adımı "yerel yönetimlerin özerkliğine müdahale" ve "hizmetlerin yavaşlatılması" olarak eleştiriyor. Özellikle büyükşehir belediyelerinin ulaşım, enerji ve altyapı hizmetlerini yürüten dev iştiraklerinin yönetimsel süreçlerinin bu karardan nasıl etkileneceği merak konusu. Uzmanlar, bu yetki devrinin belediye bütçelerinde şeffaflığı artırabileceğini ancak bürokratik süreçleri uzatarak yerel hizmetlerin hızını kesebileceğini ifade ediyor. Önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek olan yönetmelikle, mevcut belediye şirketlerinin statülerinin korunup korunmayacağına dair detaylar da netleşecek.








