Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Kayakta tehlikeli sınır
Hız, adrenalin ve bedeli: Alp disiplininde risk tartışması büyüyor
İsviçreli yıldız Marco Odermatt’ın Wengen’de dördüncü kez rakiplerini geride bırakmasının ardından söylediği “Her şeyi riske atmadan yarış kazanamazsınız” sözü, sporun geldiği noktayı özetliyor.

Dünya kayak yarışlarının büyüleyici atmosferi, hızın ve cesaretin birleştiği bir sahne sunuyor. Ancak bu heyecanın bedeli giderek daha fazla tartışılıyor. İsviçreli yıldız Marco Odermatt’ın Wengen’de dördüncü kez rakiplerini geride bırakmasının ardından söylediği “Her şeyi riske atmadan yarış kazanamazsınız” sözü, sporun geldiği noktayı özetliyor. Saatte 160 kilometreye ulaşan hızlar, sporcuların yalnızca bir kapıyı kaçırma riskini değil, hayatlarını tehlikeye attıkları gerçeğini de ortaya koyuyor.

Kayak dünyasında ağır yaralanmalar sık yaşanıyor. Norveçli Aleksander Aamodt Kilde, 2024’te Wengen’de geçirdiği kazayı “Hayatımda hissettiğim en büyük acıydı, öleceğimi sandım” sözleriyle anlatıyor. Birçok sporcu kendini adeta “yenilmez” hissettiğini söylese de, eski İsviçreli şampiyon Bernhard Russi bunun bir yanılsama olduğunu kabul ediyor. Russi, kariyerinin zirvesindeyken bile istatistiksel olarak büyük bir kazanın kaçınılmaz olduğunu bildiğini söylüyor.

Alman yazar Antje Rávik Strubel, kayakçıların seyirciler için birer kahramana dönüştüğünü düşünüyor. Ona göre izleyiciler, sporcuların adeta “uçuyormuş gibi” görünmesinden büyüleniyor. Bu büyü, televizyon başında oturanlara bile güçlü bir adrenalin duygusu yaşatıyor. Ancak Strubel, bu duygunun bedelini sporcuların ödediğini hatırlatıyor.

Son yıllarda sporun sınırları daha da zorlanıyor. 2024’te Bormio’daki antrenmanlarda yaşanan ağır kazalar, pistlerin ve malzemelerin ne kadar riskli hâle geldiğini yeniden gündeme taşıdı. Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) yarış direktörü Markus Waldner, eleştirilere “Yarış yapmayalım mı? Malzeme zaten sınırda, hatta bazen sınırın ötesinde” diyerek yanıt verdi.

Eski yarışçı ve yorumcu Marco Büchel ise sorunun malzemeden çok sistemde olduğunu düşünüyor. Ona göre sporun tüm paydaşları “daha hızlı, daha ekstrem” bir yarış düzeni istiyor. Kazalar yaşandığında herkes tepki gösterse de, kimse geri adım atmak istemiyor.

Bu durum sporcuların omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklüyor. Waldner, yarışa çıkma kararının her sporcunun kendi sorumluluğu olduğunu savunuyor. Ancak bu yaklaşım, Odermatt gibi en üst düzey sporcular için bile sorun yaratıyor. Odermatt, Kitzbühel’de podyumu kaçırdığı yarıştan sonra “Ben hiçbir zaman zorlayarak risk alan bir sporcu olmadım. Normal sürmek isterim ama Kitzbühel’de normal sürmek yetmez” diyerek sistemin baskısını açıkça dile getirmişti.

Kayak sporunun büyüsü, hızın ve cesaretin sınırlarında dolaşmasından geliyor. Ancak bu sınırın nerede durması gerektiği, hem sporcular hem de izleyiciler için giderek daha önemli bir soru hâline geliyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video