
Organizatörlerin açıklamasına göre etkinlik 21 Kasım 2026 tarihinde Zürih’in ünlü beş yıldızlı oteli The Dolder Grand’da gerçekleştirilecek.
İsviçreli girişimcilerden yeni sosyal etkinlik
Balo fikrinin arkasında üç tanınmış İsviçreli girişimci bulunuyor: Florin Lanz, Tobias Reichmuth ve Samuel Manz. Organizatörler, etkinliğin yalnızca bir eğlence gecesi değil, aynı zamanda iş dünyası, kültür ve sosyal sorumluluğun buluştuğu bir platform olmasını hedefliyor.
Yatırımcı Tobias Reichmuth, etkinliğin amacını şu sözlerle açıklıyor:
Zürih Balosu’nun, girişimcilik, kültür ve toplumsal sorumluluğun doğal bir şekilde buluştuğu bir ortam yaratması hedefleniyor.
250 seçkin davetli katılacak
Organizatörler, etkinliğin büyük bir kitleye açık olmayacağını özellikle vurguluyor. Yaklaşık 250 davetlinin katılması beklenen baloya iş insanları, yatırımcılar, sanat dünyasından isimler ve uluslararası konuklar davet edilecek.
Programda klasik balo açılışı, Viyana tarzı dans, gala yemeği ve networking etkinlikleri yer alacak. Katılımcılar için resmi kıyafet zorunlu olacak. Erkeklerin black tie, kadınların ise uzun balo elbisesi giymesi bekleniyor.
Genç girişimcilere özel ödül verilecek
Gecenin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise “Zurich Next Generation Entrepreneur Award” ödülü olacak. Bu ödül, genç bir girişimciyi veya girişimciyi onurlandırmak amacıyla verilecek.
Kazanan isim, ekonomi ve kültür alanından bağımsız bir jüri tarafından seçilecek. Ödülün sahibi ayrıca Engadin’de girişimcilik koçluğu içeren özel bir hafta sonu programına katılma hakkı kazanacak.
Katılım ücretleri de dikkat çekiyor
Etkinliğe katılım için bireysel davetlerin yanı sıra sınırlı sayıda bilet başvurusu yapılabilecek.
Program kapsamında davetliler için şampanyalı bir karşılama kokteyli, çok aşamalı gala yemeği, canlı eğlence ve gece sonrası parti düzenlenecek.
Fiyatlar ise oldukça yüksek:
10 kişilik bir masa için 8500 İsviçre frangı, bireysel katılım için ise yaklaşık 900 frank talep ediliyor.
Organizatörler, etkinliğin Zürih’in uluslararası iş ve kültür merkezi kimliğini vurgulayan bir “sosyal vitrin” olmasını amaçladıklarını belirtiyor.




