
Hafta sonu boyunca etkili olan güzel hava koşulları da katılımı artırırken, festival alanı iki gün boyunca büyük bir canlılığa sahne oldu. Festivalin sunuculuğunu ise Türk tasavvuf musikisinin tanınan isimlerinden, yazar ve oyuncu Necip Karakaya üstlendi.
Türk kültürünü müzikten gastronomiye, geleneksel sanatlardan edebiyata kadar geniş bir yelpazede tanıtan festival, ailelere, gençlere ve çocuklara yönelik hazırlanan özel bölümleriyle ziyaretçilerden tam not aldı.
Hazırlıklar aylar öncesinden başladı
Festival, organizatörler Turgut Karaboyun ve Büşra Cirit’in yönetiminde, geniş bir organizasyon komitesinin aylar süren çalışmaları sonucunda hayata geçirildi. Yaklaşık beş ay önce başlayan hazırlık sürecinde sahne programlarından teknik altyapıya, sanatçı organizasyonlarından lojistik planlamaya kadar birçok alanda titiz bir çalışma yürütüldü.
Ortaya çıkan tablo ise tüm emeğin karşılığını verdi. Festival sonunda ziyaretçilerden, sanatçılardan ve stant sahiplerinden gelen olumlu geri bildirimler organizasyon ekibini memnun ederken, etkinliğin önümüzdeki yıllarda da büyüyerek devam etmesi yönünde güçlü talepler dile getirildi.
Başkonsolos Fazlı Çorman da festivaldeydi
Festival, kültürel etkinliklerin yanı sıra İsviçre'deki Türk toplumunun önde gelen isimlerini de bir araya getirdi.
Cumartesi günü çok sayıda sivil toplum kuruluşunun başkanı ve temsilcisi eşleriyle birlikte festival alanını ziyaret etti. İsviçre Türk Toplumu Başkanı Suat Şahin, İsviçre Türk Federasyonu Başkanı İrfan Okutan ve SAF Derneği Başkanı Gökmen Gökdemir de gün boyunca festival alanında bulunarak etkinlikleri takip etti ve ziyaretçilerle bir araya geldi.
Akşam saatlerinde ise Türkiye Cumhuriyeti Zürih Başkonsolosu Büyükelçi Fazlı Çorman festivali ziyaret etti. Festival alanını gezen Çorman, kurulan stantlarda incelemelerde bulundu, esnaf ve katılımcılarla sohbet etti, vatandaşlarla hatıra fotoğrafları çektirdi.

Festival alanında incelemelerde bulunan Başkonsolos Fazlı Çorman, organizasyona gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Stantları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet eden Çorman, festivalin Türk kültürünün tanıtımına ve toplumun bir araya gelmesine önemli katkı sunduğunu belirtti.
Rafet El Roman ve Uğur Işılak binlerce kişiyle buluştu
Festivalin en dikkat çeken bölümlerinin başında konser programları geldi.

Cumartesi akşamı sahne alan Türk pop müziğinin sevilen ismi Rafet El Roman, festival alanını dolduran hayranlarıyla buluştu. Sanatçı, yıllardır dillerden düşmeyen eserlerini seslendirirken binlerce kişi şarkılara hep birlikte eşlik etti. Festival alanında oluşan atmosfer, gece boyunca unutulmaz görüntülere sahne oldu.

Pazar akşamı ise sahne Uğur Işılak’ındı. Türk müziğinin önemli isimlerinden biri olan sanatçı, kendi bestelerinin yanı sıra Aşık Veysel’in eserlerini de seslendirdi. Konser boyunca şiirleri ve anlatımlarıyla izleyicilere duygu dolu anlar yaşatan Işılak, festivalin en çok konuşulan performanslarından birine imza attı.
Festival programında ayrıca İsviçre’de yaşayan sevilen sanatçı Ahmet Okur da eşi Defne ile birlikte sahne aldı. Sanatçı, 90’lı yıllardan günümüze uzanan sevilen eserlerden oluşan repertuvarıyla izleyicilerden büyük alkış aldı.
Pazar günü sahne alan Karadeniz müziğinin İsviçre’deki tanınan isimlerinden Serdar Küçük ise yaklaşık bir buçuk saat süren performansında Karadeniz’in sevilen türkülerini seslendirerek ziyaretçilere keyifli anlar yaşattı.
Gösteriler ve kültürel etkinlikler ilgi odağı oldu
Festival boyunca sahne yalnızca müziğe değil, kültürel gösterilere de ev sahipliği yaptı.

Türkiye’den gelen mehteran ekibi gerçekleştirdiği konserle büyük beğeni toplarken, Ümit Kaplan ve ekibinin hazırladığı çocuk gösterileri gün boyunca ailelerin yoğun ilgisini gördü.

Zug Kültür Derneği'nin Halk oyunları ekipleri de sahneledikleri performanslarla Türk kültürünün farklı renklerini ziyaretçilere tanıttı.
Gastronomi bölümü festivale yeni bir soluk getirdi
Bu yıl ilk kez festival programına dahil edilen gastronomi bölümü, etkinliğin en ilgi gören alanlarından biri oldu.

İsviçre Türk Aşçılar Derneği (İTAD) tarafından Türkiye’den davet edilen deneyimli şefler, gerçekleştirdikleri workshoplar ve canlı mutfak sunumlarıyla ziyaretçilerle buluştu. Şeflerin hazırladığı özel lezzetler ve uygulamalı atölye çalışmaları, festival programına farklı bir boyut kazandırdı.
Festival alanında kurulan yeme-içme bölümünde ise Türk mutfağının sevilen yemekleri, tatlıları ve geleneksel içecekleri ziyaretçilere sunuldu. Sokak lezzetlerinden yöresel tatlara kadar uzanan geniş seçenekler, iki gün boyunca yoğun ilgi gördü.
Sanat, edebiyat ve sosyal sorumluluk bir aradaydı
Festivalin dikkat çeken bölümlerinden biri de geleneksel sanatlar alanı oldu. Türkiye’den gelen sanatçılar ve akademisyenler tarafından hazırlanan yağlı boya tablolar, el sanatları çalışmaları, nakış eserleri ve geleneksel Türk sanatını yansıtan birçok eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Sergilenen eserlerin bir kısmı satışa çıkarılırken elde edilen gelir, Türkiye’de yaptırılması planlanan bir ilkokul projesine destek amacıyla değerlendirildi. Festivalin ana sponsorlarından Ali Kaya’nın satın aldığı eserler de bu projeye önemli katkı sağladı.
Kitap fuarı bölümünde ise yazarlar okurlarıyla bir araya geldi. İmza günleri ve söyleşiler yoğun ilgi görürken, ziyaretçiler hem kitap satın alma hem de yazarlarla birebir sohbet etme fırsatı buldu. Festivalin son gününde gerçekleştirilen konferans ve kültürel söyleşiler de programın dikkat çeken etkinlikleri arasında yer aldı.
Aileler için dolu dolu bir festival
Festival alanında kurulan alışveriş bölümü, ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği alanlardan biri oldu. Tekstilden ev dekorasyonuna, hediyelik ürünlerden günlük ihtiyaçlara kadar birçok farklı ürün festival ziyaretçileriyle buluştu.
Çocuklar için hazırlanan lunapark ve eğlence alanları ise iki gün boyunca yoğun ilgi gördü. Festival alanında hizmet veren trenler, oyun alanları ve çeşitli aktiviteler sayesinde aileler çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirme imkânı buldu.

Gelecek yıllara güçlü bir mesaj
Geride kalan iki gün, yalnızca bir festival değil, aynı zamanda kültürlerin buluştuğu büyük bir sosyal organizasyon olarak hafızalarda yer etti.
Katılımcıların memnuniyeti, stant sahiplerinin olumlu değerlendirmeleri ve ziyaretçilerden gelen destek mesajları, Türk Kültür Festivali’nin İsviçre’de önemli bir marka haline geldiğini bir kez daha ortaya koydu.
5. Türk Kültür Festivali, Türk kültürünü İsviçre’nin kalbinde başarıyla temsil ederken, önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek yoluna devam edeceğinin sinyallerini verdi.












