Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Görünmeyen kahramanlar
İsviçre’de bakım veren yakınlar sessizce büyük bir yük taşıyor
İsviçre’de yüz binlerce kişi, yaşlı veya bakıma muhtaç aile bireylerine gönüllü olarak destek veriyor. Ancak uzmanlar, bu görünmeyen emeğin çoğu zaman fiziksel ve psikolojik yorgunluğa yol açtığını belirtiyor.

Bakım veren yakınlara sunulan kısa süreli destek hizmetlerinin ise hem ailelerin hem de bakım alan kişilerin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığı vurgulanıyor.

İsviçre genelinde yaklaşık 600 bin kişi düzenli olarak bir yakınının bakımını veya günlük ihtiyaçlarını karşılıyor. Uzmanlara göre bu kişiler olmasa sağlık ve bakım sistemi ciddi şekilde zorlanabilir.

Birkaç saatlik destek bile hayatı değiştiriyor

Nadir görülen genetik bir rahatsızlıkla yaşayan 12 yaşındaki Hanna’nın ailesi de yıllardır bu desteği alan ailelerden biri. Hanna’nın günlük yaşamında uzun yıllardır yanında olan destek görevlisi Regula Schüpbach, tıbbi tedavi uygulamıyor. Onun görevi, Hanna’nın günlük aktivitelerine eşlik etmek, oyunlar oynamak, dışarı çıkmak ve sosyal gelişimini desteklemek.

Bu sayede Hanna’nın ailesi çiftlik işleri, ev sorumlulukları ve diğer çocuklarıyla ilgilenmek için zaman kazanabiliyor.

Hanna’nın babası Dominique Schmid, kızına daha fazla vakit ayıramamanın zaman zaman kendisini derinden etkilediğini belirterek, destek hizmetlerinin aile üzerindeki yükü önemli ölçüde hafiflettiğini söylüyor.

Yardım istemek zayıflık değil

Uzmanlar, bakım veren yakınların yardım kabul etmesini bir zayıflık göstergesi olarak değil, sürdürülebilir bir çözüm olarak değerlendiriyor.

İsviçre’de evde bakım alan kişi sayısı 476 bini aşmış durumda. Ülkedeki 65 yaş üstü bireylerin yüzde 90’ından fazlası mümkün olduğunca kendi evinde yaşamaya devam etmek istiyor. Bu durum, aile bireylerinin üzerindeki sorumluluğu her geçen yıl artırıyor.

Yalnızlık da önemli bir sorun

Destek hizmetleri yalnızca aileleri rahatlatmakla kalmıyor, bakım alan kişilerin sosyal hayatına da katkı sağlıyor.

78 yaşındaki eski kayak eğitmeni ve tamir ustası Ruedi Däpp bunun örneklerinden biri. Eşini kaybettikten sonra yalnızlaşan ve sosyal yaşamdan uzaklaşan Däpp, düzenli olarak gelen destek görevlisi sayesinde yeniden insanların arasına karışmaya başlamış.

Birlikte köy kahvesine gitmek, sohbet etmek veya kısa geziler yapmak gibi basit aktiviteler, yaşlı adamın yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmış.

Däpp, bugün hayatındaki en önemli şeylerden birinin insanlarla birlikte olmak olduğunu söylüyor.

Bakım yükü tükenmişliğe yol açabiliyor

Ruedi Däpp’in kızı Daniela Aebi ise hem babasına bakan hem de kendi ailesiyle ilgilenen kişilerden biri. Uzun süre tüm sorumlulukları tek başına üstlenmeye çalıştığını anlatan Aebi, sonunda tükenmişlik sendromu yaşadığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre bakım veren yakınların karşılaştığı en büyük risklerden biri de tam olarak bu: Kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak.

Maddi sonuçları da var

Yakınlarına bakabilmek için çalışma saatlerini azaltan birçok kişi yalnızca gelir kaybı yaşamıyor, aynı zamanda emeklilik birikimlerinde de boşluklar oluşuyor.

Bu nedenle bakım veren aile bireyleri iki farklı yük taşıyor. Bir yandan günlük bakım ve sorumlulukların getirdiği fiziksel ve psikolojik baskıyla mücadele ederken, diğer yandan uzun vadede maddi kayıplarla karşı karşıya kalabiliyorlar.

Uzmanlar, bakım veren yakınlara yönelik destek hizmetlerinin artırılmasının hem ailelerin yaşam kalitesini koruyacağını hem de sağlık sisteminin üzerindeki baskıyı azaltacağını belirtiyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video