
Federal Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ile AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, dün akşam Zürih’te düzenlenen törende belgeleri karşılıklı olarak onayladı. Bu adım, İsviçre’nin uluslararası güvenlik ortamındaki belirsizliklere karşı kendisini daha güçlü ortaklarla konumlandırma çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Cassis, küresel düzenin sarsıldığı bir dönemde İsviçre’nin yalnız hareket edemeyeceğini vurgulayarak “AB ile olan ortaklığımız kadar yakın bir ilişki başka hiçbir yerde yok” dedi. Yeni anlaşmalar kapsamında, İsviçre’nin dışişleri ve savunma bakanları ile AB’nin dış politika temsilcisi arasında düzenli ve üst düzey bir siyasi diyalog başlatılacak. Bu temaslar, güvenlikten jeopolitik gelişmelere kadar tüm stratejik konuları kapsayacak.
Ayrıca İsviçre’nin AB’nin sivil ve askeri barış misyonlarına – bugün Kosova ve Bosna’da olduğu gibi – katılımını düzenleyen teknik bir anlaşma da imzalandı. Bu katılım otomatik olmayacak; İsviçre her görev için ayrı karar verecek. AB Temsilcisi Kaja Kallas, bu işbirliğinin İsviçre’nin tarafsızlığıyla tamamen uyumlu olduğunu özellikle vurguladı. Dikkat çekici olan ise bu güvenceyi İsviçre adına Cassis’in değil, bizzat Kallas’ın dile getirmesi.
Bu gelişme, İsviçre’nin Brüksel ile ilişkilerinde yoğun bir haftanın devamı niteliğinde. Federal Başkan Guy Parmelin’in pazartesi günü İkili Anlaşmalar III paketini imzalamasının ardından, İsviçre şimdi de dış ve güvenlik politikası alanında AB’ye daha fazla yakınlaşıyor. Kallas, “Bu hafta, yıllardır görmediğimiz kadar çok ilerleme kaydedildi” diyerek memnuniyetini dile getirdi.
İsviçre açısından bir diğer önemli konu ise savunma sanayii alanındaki işbirliği. Araştırmadan silah tedarikine kadar geniş bir yelpazede AB ile daha yakın çalışma imkânı doğuyor. Savunma Bakanı Martin Pfister’in uzun süredir talep ettiği bu adım, yeni anlaşmalarla birlikte artık daha somut bir zemine oturmuş görünüyor.




