Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Suyun altındaki tarihin izinde
Derinliklerde Arkeoloji: Silahlar, Aletler, Batıklar
Alman sualtı arkeoloğu Florian Huber, mesleğini “geçmişle yüz yüze gelmek” olarak tanımlıyor. Karayipler’den Karadeniz’e, Atlantik’ten Baltık Denizi’ne kadar dünyanın dört bir yanında batık gemilere, kaybolmuş kültür varlıklarına ve yüzyıllardır dokunulmamış objelere dalıyor.

Onun çalışmaları hem bilim dünyasına yeni bilgiler sağlıyor hem de sualtı dünyasının büyüleyici atmosferini gözler önüne seriyor.

Gençlik tutkusu mesleğe dönüşüyor

Huber, denizlere olan ilgisinin genç yaşlarda başladığını söylüyor. Bugün 50 yaşında ve Kiel merkezli “Submaris” şirketinin ortaklarından biri. Şirket, araştırma amaçlı profesyonel dalış operasyonları yürütüyor; Huber ise üniversiteler, STK’lar ve medya kuruluşları için çalışıyor.

500 yıllık safran: Gribshunden batığı

Huber’in son keşiflerinden biri, 1495’te İsveç kıyılarında batan Danimarka savaş gemisi Gribshunden. Batık olağanüstü iyi korunmuş durumda:

  • Geminin ahşap gövdesi
  • Mürettebata ait kişisel eşyalar
  • Ve hatta 500 yıllık safran

Huber, sualtında bulunan safranın hâlâ safran gibi koktuğunu söylüyor. Oksijensiz ortam sayesinde organik maddeler neredeyse hiç bozulmuyor. “Denizin altında zaman duruyor” diyor ve ekliyor: “Aşağı iniyorsunuz, geçmişle karşılaşıyorsunuz ve onu yukarı getiriyorsunuz.”

Bu tür bulgular, Orta Çağ ticaret yolları ve tüketim alışkanlıkları gibi konularda önemli ipuçları sunuyor.

Sualtı arkeolojisi: Hem büyüleyici hem tehlikeli

Huber, sualtında çalışmanın “üç boyutlu bir laboratuvarda süzülmek gibi” olduğunu söylüyor. Ancak işin romantik tarafı kadar riskleri de büyük:

  • Dalış her zaman tehlikeli
  • Tam konsantrasyon şart
  • Ekipman ve koşullar pahalı ve karmaşık

Dünya okyanuslarının yalnızca %0,001’inin detaylı şekilde araştırılmış olması, bu alanın ne kadar bakir olduğunu gösteriyor.

Derin deniz: İnsan dalışının ötesi

80 metrenin altındaki derinliklerde artık insan dalışı mümkün değil. Bu noktada devreye:

  • Uzaktan kumandalı robotlar
  • Yüksek çözünürlüklü kameralar
  • 3D modelleme sistemleri
  • Ve bin metreye kadar inebilen mini denizaltılar giriyor

Huber’in çalışmalarında kullandığı “Lula 1000” gibi araçlar, antik batıklardan İkinci Dünya Savaşı denizaltılarına kadar pek çok yapıya ulaşmayı mümkün kılıyor.

Derin deniz arkeolojisi son yıllarda büyük ilerleme kaydetti. Örneğin Titanic’in yeni 3D modelleri, bu teknolojinin geldiği noktayı gösteriyor. Ancak riskler hâlâ büyük: 2023’te Titanic’e inen bir mini denizaltının imploze olması ve beş kişinin ölmesi hâlâ hafızalarda.

Sualtının gerçek hazinesi: Doğa

Huber için sualtı dünyasının değeri yalnızca batık gemiler, toplar veya altın paralar değil. Aynı zamanda:

  • Dev vatozlar
  • Mercan ekosistemleri
  • Kırılgan deniz yaşamı

Ona göre insanlığın denizlere verdiği zarar, bu güzelliği tehdit ediyor: “Bu dünyayı korumak istiyorsak, gezegenle ilişkimizi değiştirmemiz gerekiyor.”

Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video