
Ulusal Meclis, ilk aşamada çiftçilerin talebine destek verdi. Ancak çevre örgütleri, bunun biyolojik çeşitliliği koruma çalışmalarını olumsuz etkileyeceği görüşünde.
Tartışmanın merkezinde, tarım dışı koruma alanları dışında bulunan arazilerin mülkiyeti yer alıyor. Mevcut uygulamada Pro Natura gibi çevre kuruluşları belirli şartlar altında tarım arazileri satın alabiliyor. Yeni düzenleme ise bu hakkı önemli ölçüde sınırlandırıyor. Buna göre çevre kuruluşları, yalnızca üzerinde korunmaya değer bitki türleri bulunan veya nadir hayvanların yaşam alanı olan tarım arazilerini satın alabilecek.
Çevre örgütleri, bu değişikliğin doğa koruma projelerini sekteye uğratacağını savunuyor. Pro Natura Luzern yöneticisi Peter Knaus, Luzern yakınlarındaki Horüti bölgesini örnek göstererek, geçmişte çakıl ocağı olarak kullanılan yaklaşık sekiz hektarlık alanı satın aldıklarını ve burada geniş bir sulak alan ile gölet ekosistemi oluşturmayı planladıklarını belirtti. Knaus’a göre yeni yasa yürürlüğe girerse benzer projelerin hayata geçirilmesi büyük ölçüde zorlaşacak.
Çiftçiler ise İsviçre’de tarım arazilerinin her geçen yıl azaldığını vurguluyor. Özellikle yerleşim alanlarının genişlemesi nedeniyle verimli toprakların kaybedildiğini belirten çiftçi birlikleri, mevcut tarım arazilerinin mümkün olduğunca çiftçilerin elinde kalmasını istiyor. Aargau Çiftçiler Birliği Başkanı Christoph Hagenbuch, tarım topraklarının ülkenin gıda güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu ve her metrekarenin korunması gerektiğini savunuyor.
Çevre kuruluşları ise son on yılda satın aldıkları tarım arazilerinin toplam miktarının oldukça sınırlı olduğunu belirtiyor. Pro Natura verilerine göre koruma örgütleri yılda ortalama yalnızca yedi hektar tarım arazisi satın alıyor. Buna karşılık çiftçiler, asıl arazi kaybının betonlaşma nedeniyle yaşandığını kabul etmekle birlikte, kalan toprakların da mümkün olduğunca tarımsal üretim için korunması gerektiğini ifade ediyor.
Ulusal Meclis’in ardından konu şimdi Eyaletler Meclisi’nin gündemine gelecek. Siyasi dengeler göz önüne alındığında, yasa değişikliğinin burada da kabul edilme ihtimalinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.












