Haber Arama
Haber Yada Kategori Arayın...
Arena`da göç tartışması
Beat Jans’tan göç uyarısı: İş gücü açığı büyüyebilir
İsviçre’de 14 Haziran 2026’da halk oylamasına sunulacak “10 milyonluk İsviçre’ye hayır” girişimi, siyasi tartışmaların merkezine yerleşti. SRF’de yayınlanan “Abstimmungs-Arena” programında hükümet temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri, göçün sınırlandırılması, iş gücü açığı, refah seviyesi ve Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda sert şekilde karşı karşıya geldi.

Girişim, İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonun altında tutulmasını öngörüyor. Nüfus 9.5 milyon sınırını aşarsa Federal Hükümet ve Parlamento’nun önlem alması gerekecek. Gerekli görülmesi halinde Avrupa Birliği ile yapılan serbest dolaşım anlaşmasının da feshedilmesi gündeme gelebilecek.

Beat Jans: Büyük belirsizlik yaratır

Federal Hükümet adına programa katılan Adalet Bakanı Beat Jans, girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’de büyük bir belirsizlik oluşacağını söyledi.

Jans’a göre girişimin hedeflerine ulaşılabilmesi için göçün hemen yavaşlatılması gerekir. Bu durumun özellikle iş gücü açığını daha da büyüteceğini belirten Jans, sonuçta bunun yükünü vatandaşların taşıyacağını ifade etti.

Beat Jans, programda yaptığı açıklamada kendisini kendi ülkesinde yabancı hissetmediğini de vurguladı. Bu sözler, göç tartışmasının yalnızca rakamlar üzerinden değil, aynı zamanda kimlik ve aidiyet duygusu üzerinden de yürüdüğünü gösterdi.

SVP göçün sınırlandırılmasını istiyor

Girişimi savunan İsviçre Halk Partisi SVP’nin Başkanı Marcel Dettling ise Federal Hükümet’in nüfus artışını artık durdurması gerektiğini savundu.

Dettling’e göre İsviçre son 12 yılda yoğun göç nedeniyle yaklaşık bir milyon ek nüfus aldı. SVP, ülkenin bu ölçekte bir büyümeyi bir kez daha kaldıramayacağını ileri sürüyor.

Parti temsilcileri, girişimin tamamen göçü durdurmak anlamına gelmediğini, ancak göçün daha ölçülü ve kontrollü hale getirilmesini amaçladığını belirtiyor.

İş gücü açığı tartışmanın merkezinde

Girişime karşı çıkanlar ise İsviçre ekonomisinin uzun yıllardır göçten faydalandığını savunuyor. Merkez Parti Grup Başkanı Yvonne Bürgin, İsviçre nüfusunun giderek yaşlandığını ve çalışma hayatına giren gençlerin sayısının azaldığını hatırlattı.

Bürgin’e göre ülkede 65 yaş üzerindeki nüfusun oranı şimdiden yüzde 20 seviyesinde. Bu nedenle göçün sert şekilde sınırlandırılması, iş gücü piyasasında ciddi sorunlara yol açabilir.

Karşıt görüşe göre yeterli iş gücü bulunamazsa haftalık çalışma süresinin uzatılması ya da emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi seçenekler gündeme gelebilir.

SVP: Korku siyaseti yapılıyor

SVP Ulusal Meclis Üyesi Pascal Schmid ise bu uyarıları “korku siyaseti” olarak değerlendirdi. Schmid’e göre girişim, İsviçre’ye artık kimsenin gelemeyeceği anlamına gelmiyor.

SVP temsilcisi, girişimin kabul edilmesi halinde de yılda yaklaşık 40 bin kişinin İsviçre’ye gelebileceğini söyledi. Ona göre asıl amaç, göçü tamamen durdurmak değil, daha dengeli hale getirmek.

Kimler İsviçre’ye gelebilecek?

Tartışmanın önemli başlıklarından biri de göçün hangi alanlarda ve kimler için sınırlandırılacağı oldu.

FDP Ulusal Meclis Üyesi Christian Wasserfallen, iltica alanı ile iş gücü göçünün birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Wasserfallen’e göre iltica alanında daha sıkı önlemler alınabilir, ancak Avrupa Birliği ile serbest dolaşım konusu çok daha karmaşık bir mesele.

Wasserfallen, yıllık sınırlama getirilmesi halinde hangi sektörlere kaç kişinin alınacağına kimin karar vereceği sorusunun net olmadığını belirtti.

Yerli iş gücü daha fazla kullanılmalı

SVP Eyaletler Meclisi Üyesi Esther Friedli ise İsviçre’nin öncelikle kendi iç iş gücü potansiyelini daha iyi değerlendirmesi gerektiğini savundu.

Friedli’ye göre işverenlerin de sorumluluk alması gerekiyor. Özellikle 50 yaş üzerindeki çalışanların iş piyasasında daha fazla şans bulması gerektiğini belirten Friedli, yaşlı çalışanların daha genç yabancı işçilerle kolayca değiştirilmemesi gerektiğini söyledi.

AB ile ilişkiler riske girebilir

Girişimin en tartışmalı yönlerinden biri, Avrupa Birliği ile ilişkiler üzerindeki olası etkisi. Çünkü girişim, nüfus hedeflerinin aşılması halinde serbest dolaşım anlaşmasının feshedilmesini de ihtimal dahilinde tutuyor.

Bu durum, İsviçre’nin Avrupa Birliği ile yaptığı diğer anlaşmaları da etkileyebilir. Karşıtlar, girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin ekonomik ve diplomatik açıdan belirsiz bir sürece girebileceğini savunuyor.

Girişimi destekleyenler ise İsviçre’nin kendi nüfus gelişimini ve göç politikasını bağımsız şekilde belirlemesi gerektiğini düşünüyor.

14 Haziran’da halk karar verecek

“10 milyonluk İsviçre’ye hayır” girişimi, 14 Haziran 2026’da halkın önüne gelecek. Oylama, yalnızca göç politikası açısından değil, İsviçre’nin ekonomik geleceği, iş gücü ihtiyacı, sosyal dengesi ve Avrupa Birliği ile ilişkileri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Tartışmalar, önümüzdeki haftalarda göç, refah, konut, ulaşım, iş gücü açığı ve ulusal egemenlik başlıkları etrafında daha da yoğunlaşacak gibi görünüyor.

Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Reklam Banner
Diğer Haberler
2026
Pusula Swiss – Tüm hakları saklıdır.
Özel Haber
Etkinlik
Anasayfa
Yazarlar
Video