
Cenaze töreni, Frick'te bulunan Katholische Kirche St. Peter und Paul’da gerçekleştirildi. Törende, Artin Kasapoğlu’nun ailesi, yakınları, dostları, İsviçre’de yaşayan Türk toplumu ve Ermeni toplumu üyeleri bir araya geldi. Törene katılımın oldukça yoğun olduğu görüldü.

Kilisede yapılan dini tören ve duaların ardından Artin Kasapoğlu için duygu dolu anlar yaşandı. Aile bireyleri ve sevenleri, uzun yıllar boyunca emeği, çalışkanlığı, yardımseverliği ve insanlara verdiği değerle tanınan Kasapoğlu’nu dualarla uğurladı. Törende, kızı Rita Kasapoğlu tarafından babasının hayatını anlatan biyografi de okundu.

Zorluklarla başlayan, emekle büyüyen bir hayat
Artin Kasapoğlu, 3 Haziran 1943’te Konya Ereğli’de dünyaya geldi. Agavni ve Cebrail çiftinin altı çocuğundan üçüncüsü olan Kasapoğlu, henüz küçük yaşlarda İstanbul’a götürüldü. Çocukluk yıllarında çeşitli zorluklarla karşılaşmasına rağmen, hayat dolu yapısı, enerjisi ve mücadeleci karakteriyle dikkat çekti.
Gençlik yıllarında İstanbul Kumkapı sokaklarında tanınan, hareketli ve cesur kişiliğiyle bilinen Kasapoğlu’nun hayatı, 10 Şubat 1968’de İsviçre’ye gelmesiyle yeni bir yöne evrildi. Başlangıçta Türkiye’ye dönme ve ses sanatçısı olma hayali kuran Kasapoğlu için hayat farklı bir yol çizdi. O, sanatçı olmasa da İsviçre’de “Artin Usta” olarak tanınan, sevilen ve saygı duyulan bir isim haline geldi.
İsviçre’de Türk lezzetlerinin öncülerinden oldu
Artin Kasapoğlu, 6 Ağustos 1969’da Melin Özbağın ile hayatını birleştirdi. Eşi Melin Hanım'ın da desteğiyle iş hayatında önemli adımlar atan Kasapoğlu, önce Novoplastic Frick’te çalıştı. Ancak onun aklında baba mesleğini sürdürmek ve Türk sucuğunu İsviçre’de tanıtmak vardı.
Bu hedef doğrultusunda ilk üretimlerini küçük imkanlarla yapan Artin Kasapoğlu, sucuk ve pastırmayı çevresindeki insanlara tattırarak tanıtmaya başladı. Türk lokallerine, kahvelere ve konsolosluk çevresine yaptığı küçük teslimatlarla adını duyurdu. Bu süreç, “Artin Usta” hikâyesinin başlangıcı oldu.
1974 yılında Wildegg’de İsviçre’nin ilk Türk kasaplarından birini açan Artin Kasapoğlu, Türk mutfağının önemli lezzetlerini İsviçre’de tanıtan öncü isimlerden biri olarak anıldı. Daha sonra döner işine de girerek, birçok kişinin dönerle ilk kez tanışmasına vesile oldu.
Sadece bir esnaf değil, toplumun hafızasında yer eden bir isimdi
Artin Kasapoğlu, yalnızca iş hayatındaki başarılarıyla değil, sosyal yönüyle de geniş bir çevre tarafından sevildi. Türk geceleri düzenledi, konserler organize etti, sanatçıları İsviçre’deki toplumla buluşturdu. Müziği, eğlenceyi, dostluğu ve paylaşmayı seven kişiliğiyle çevresinde iz bıraktı.
Onu tanıyanlar, Kasapoğlu’nu yardımseverliği, cömertliği, neşesi ve insanlara verdiği değerle hatırlıyor. Ailesinin ifadesiyle, gecenin bir vakti kapısına geleni bile geri çevirmeyen, elinden gelen yardımı esirgemeyen, gönlü zengin bir insandı. Şükretmeyi, “Allah razı olsun” demeyi ve insanlara saygı göstermeyi hayatının son anlarına kadar sürdürdü.

Ailesi ve sevenleri yalnız bırakmadı
Törende Artin Kasapoğlu’nun çocukları, torunları, akrabaları ve dostları hazır bulundu. Kasapoğlu’nun ailesine olan bağlılığı, çocuklarına ve torunlarına duyduğu sevgi, tören boyunca yapılan konuşmalarda ve paylaşılan anılarda bir kez daha hissedildi.
Kızı Rita Kasapoğlu’nun okuduğu biyografide, Artin Kasapoğlu’nun ailesine bıraktığı en önemli mirasın sevgi, vefa, insan sevgisi, çalışkanlık ve paylaşma duygusu olduğu vurgulandı. Kasapoğlu’nun “Biz kocaman bir aileyiz, her zaman bizi birbirimize bağlayacak bir şey vardır” sözleri, törende duygusal anların yaşanmasına neden oldu.

Dualarla defnedildi
Kilisede gerçekleştirilen törenin ardından Artin Kasapoğlu’nun defin işlemi, ailesi ve sevenlerinin katılımıyla yapıldı. Defin sırasında dualar edildi, sevenleri Kasapoğlu’na son görevlerini yerine getirdi.
Defin işleminin ardından törene katılanlar, aile tarafından hazırlanan ikramlar eşliğinde yeniden bir araya geldi. Bu buluşmada Artin Kasapoğlu’nun hayatından anılar paylaşıldı, onun bıraktığı izler ve toplum içindeki yeri bir kez daha dile getirildi.
Artin Kasapoğlu, İsviçre Türk toplumunda çalışkanlığı, girişimciliği, yardımseverliği ve insan sevgisiyle hatırlanacak. Ardında yalnızca bir iş hikâyesi değil; dostluklarla, emekle, aile sevgisiyle ve topluma katkıyla örülmüş güçlü bir yaşam öyküsü bıraktı.












